Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe yasamak

    Türkçe

    (-i durum ekiyle kullanılan fiil), halk ağzında
     
    1 .    Düzen vermek.  
    2 .  (nesne almayan fiil)  Yasa koymak.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (-i) hlk. 1. Düzen vermek. 2. (nsz) Yasa koymak.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    1. Tertip, tanzim, tasmim etmek, kurmak, hazırlamak. 2. Yığmak, tahşit etmek. 3. Yamyassı yatırmak, yere sermek, yaymak.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yenmek.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Vergilendirmek, salma salmak: Bize köy masrafı parası çok geldi; muhtar herkese aynı parayı yaşamış.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Eğmek, çökertmek, yatırmak, bozup dağıtmak

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Düzen kurmak, düzene koymak

  • Türkçe yaşamak

    Türkçe

    (nesne almayan fiil)
     
    1 .    Canlılığını, hayatını sürdürmek; sağ olmak:
           "Hiçbir şey yaşarken daha önemli değildir."- A. İlhan.  
    2 .    Varlığını sürdürmek.  
    3 .    Oturmak,.eğleşmek.  
    4 .    Geçinmek.  
    5 .    Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak.  
    6 .  mecaz  Sürmek, devam etmek.  
    7 .  mecaz  Varlık, endişesiz, hoş vakit geçirmek, keyif sürmek:
           "Tek başına manevra yapan bir lokomotif rahatlığı ile hayatını yaşıyor."- H. Taner.  
    8 .  mecaz  Keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak.  
    9 .  mecaz  Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek:
           "Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün."- Ö. Seyfettin.  
    10 .    Görüp geçirmek, başından geçmek:
           "İki üç büyük aşk yaşadı."- H. Taner.
           "Balkan Savaşının bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızıydı."- N. Cumalı.

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    yaşamak

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (nsz) 1. Canlılığını, hayatını sürdürmek: ?Hiçbir şey yaşarken daha önemli değildir.? -A. İlhan. 2. Sağ olmak: Deden yaşıyor mu? 3. Varlığını sürdürmek: Balıklar suda yaşar. 4. Oturmak, eğleşmek: Köyde yaşamak. Şehirde yaşamak. 5. Geçinmek: Bu kazançla yaşamak kolay değil. 6. Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak: Bekâr yaşamak. Tek başına yaşamak. 7. Görüp geçirmek, başından geçmek: ?Balkan Savaşının bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızıydı.? -N. Cumalı. 8. mec. Sürmek, devam etmek: Onun anısı hep yaşayacak. 9. mec. Varlıklı, endişesiz, hoş vakit geçirmek, keyif sürmek: ?Tek başına manevra yapan bir lokomotif rahatlığı ile hayatını yaşıyor.? -H. Taner. 10. mec. Keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak: Bu iş olursa yaşadık. 11. mec. Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek: ?Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün.? -Ö. Seyfettin.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    ... yaşında bulunmak: On yaşıyor.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Hayatını idame ettirmek

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe yasamak

    İngilizce

    1. to legislate, make laws. 2. /ı/ to set (something) in order, straighten up.

  • İngilizce

    (V.)
    legislate

  • İngilizce

    to legislate

  • Türkçe yaşamak

    İngilizce

    1. to live. 2. /da/ to live in, inhabit. 3. /ı/ to have, experience, or enjoy (a period of time, spell of weather): Savaş yıllarını yaşadılar. They experienced the war years. Güzel bir sonbahar yaşıyoruz. We´re enjoying a beautiful fall. 4. /la/ to live on (a certain amount of money, food, etc.). 5. to live well, enjoy life; to live in clover, have it made. Yaşa! 1. Thanks a lot!/Thanks a million! 2. Hurrah!/Hurray!/Bravo! 3. Well done!/Good for you! Yaşadık! We´re in clover!/We´ve got it made!

  • İngilizce

    (V.)
    dwell, exist, experience, live, subsist, taste, affect, inhabit

  • İngilizce

    to live; to exist; to inhabit, to dwell, to live; to experience, to live through; to lead a life of luxury, to lead a carefre life

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe yaşamak

    Almanca

    leben; erleben

  • Almanca

    leben.

  • Almanca

    leben, durchleben, erfahren, erleben, führen

  • Almanca

    leben

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe yasamak

    Fransızca

    légiférer

  • Türkçe yaşamak

    Fransızca

    vivre, exister, être en vie, habiter, respirer

  • Fransızca

    vivre

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe yaşamak

    Azerice

    yaşamaq

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe yaşamak

    Lehçe

    mieszkać

  • Lehçe

    żyć

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe yaşamak

    Yunanca

    ζω

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe yaşamak

    Japonca

    kurasu

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe yaşamak

    Arnavutça

    jetoj

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe yaşamak

    Kazakça

    jasaw

  • Kazakça

    küneltw

  • Kazakça

    ömir sürw

  • Kazakça

    turw

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.