Türkçe » Türkçe
(-i durum ekiyle kullanılan fiil), halk ağzında
1 . Düzen vermek.
2 . (nesne almayan fiil) Yasa koymak.
Güncel Türkçe Sözlük
Tarama Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
(nesne almayan fiil)
1 . Canlılığını, hayatını sürdürmek; sağ olmak:
"Hiçbir şey yaşarken daha önemli değildir."- A. İlhan.
2 . Varlığını sürdürmek.
3 . Oturmak,.eğleşmek.
4 . Geçinmek.
5 . Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak.
6 . mecaz Sürmek, devam etmek.
7 . mecaz Varlık, endişesiz, hoş vakit geçirmek, keyif sürmek:
"Tek başına manevra yapan bir lokomotif rahatlığı ile hayatını yaşıyor."- H. Taner.
8 . mecaz Keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak.
9 . mecaz Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek:
"Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün."- Ö. Seyfettin.
10 . Görüp geçirmek, başından geçmek:
"İki üç büyük aşk yaşadı."- H. Taner.
"Balkan Savaşının bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızıydı."- N. Cumalı.
Divanü Lügatit-Türk
Güncel Türkçe Sözlük
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. to legislate, make laws. 2. /ı/ to set (something) in order, straighten up.
(V.)
legislate
to legislate
1. to live. 2. /da/ to live in, inhabit. 3. /ı/ to have, experience, or enjoy (a period of time, spell of weather): Savaş yıllarını yaşadılar. They experienced the war years. Güzel bir sonbahar yaşıyoruz. We´re enjoying a beautiful fall. 4. /la/ to live on (a certain amount of money, food, etc.). 5. to live well, enjoy life; to live in clover, have it made. Yaşa! 1. Thanks a lot!/Thanks a million! 2. Hurrah!/Hurray!/Bravo! 3. Well done!/Good for you! Yaşadık! We´re in clover!/We´ve got it made!
(V.)
dwell, exist, experience, live, subsist, taste, affect, inhabit
to live; to exist; to inhabit, to dwell, to live; to experience, to live through; to lead a life of luxury, to lead a carefre life
Türkçe » Almanca
leben; erleben
leben.
leben, durchleben, erfahren, erleben, führen
leben
Türkçe » Fransızca
légiférer
vivre, exister, être en vie, habiter, respirer
vivre
Türkçe » Azerice
yaşamaq
Türkçe » Lehçe
mieszkać
żyć
Türkçe » Yunanca
ζω
Türkçe » Japonca
kurasu
Türkçe » Arnavutça
jetoj
Türkçe » Kazakça
jasaw
küneltw
ömir sürw
turw
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.