Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe hariç

    Türkçe

    isim (ha:riç) Arapça haric
     
    1 .    Dış, dışarı:
           "Hemen on dakika yürüyünce kasaba haricine çıkılır."- S. F. Abasıyanık.  
    2 .    Yabancı ülke, dışarı.  
    3 .  zarf  Dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere:
           "Dişçi koltuğu hariç, kim bir koltuğa oturursa kendini bir şey zanneder."- B. Felek.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    (bir işten) hariç olmak
    hariçten gazel okumak (veya atmak)  

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. (ha:riç) 1. Dış, dışarı: “Bu kitapların haricinde herhangi bir menfaat ummak, seraptan su ummak gibi olur.” -N. F. Kısakürek. 2. Yabancı ülke, dışarı: On yıl hariçte kalmış. 3. zf. Dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere, müstesna: “Dişçi koltuğu hariç, kim bir koltuğa oturursa kendini bir şey zanneder.” -B. Felek.

  • Türkçe haric

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Ar. hâric) hariç

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Günahkâr, günah işlemiş. Allahın emrini dinlememiş olan

  • Türkçe hâric

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Hâriç

  • Türkçe

    Osmanlıca


    dış, dışarı, dışarıdan.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Bir şeyin veya mahallin veya memleketin dışında kalan. * Ecnebi

  • Türkçe Haric

    Türkçe

    Osmanlıca


    Günahkâr, günah işlemiş. Allahın emrini dinlememiş olan.

  • Türkçe Harîc

    Türkçe

    Osmanlıca


    Dar, ensiz. * Kuşatılmış.

  • Türkçe Hâric

    Türkçe

    Osmanlıca


    Bir şeyin veya mahallin veya memleketin dışında kalan. * Ecnebi.

  • Türkçe harîc

    Türkçe

    Osmanlıca


    Dar, ensiz. * Kuşatılmı

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe hariç

    İngilizce

    1. outside, exterior, outer surface. 2. foreign place. 3. except (for), with the exception of; exception of; excluded, not included, without. ––ten gazel okumak/atmak 1. to offer one´s ideas on a subject without knowing anything about it. 2. to break rudely into a conversation. –– olmak /dan/ to be excluded (from).

  • İngilizce

    (ADJ.)
    short

  • İngilizce

    (Conj.)
    but, save

  • İngilizce

    (Prep.)
    excluding, excepting, except for, but the, barring, not including, save, bar

  • İngilizce

    the outside exterior, outer surface; abroad, foreign coutry, foreign place; externa; outside; excep, excepting, except for, apart from, excluding,exclusive of, with the exception of

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe hariç

    Almanca

    aussgenommen, abgesehen.

  • Almanca

    ausgenommen, außer, exklusiv

  • Almanca

    aussgenommen, abgesehen

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe hariç

    Fransızca

    hors, dehors, excepté, exclu/e, hormis, non compris, sauf

  • Fransızca

    en dehors de, non compris

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe hariç

    Arnavutça

    1. përveq
    2. jahstë

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe hariç

    Kazakça

    sırt

  • Kazakça

    tıs

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.