Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe dans

    Türkçe

    isim Fransızca danse
         Müzik temposuna uyularak yapılan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks:
           "Herkesin içinde dans öğrenmem şık olur."- P. Safa.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    dans etmek (veya yapmak)

  • Türkçe

    Budunbilim Terimleri Sözlüğü


    Kişinin, tinsel durumunu birtakım gövdesel devinimlerle açığa vurması.

  • Türkçe

    Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


    Müzik tartımına ve hızına uyularak yapılan, güzelduyusal değer taşıyan düzenli ve uyumlu gövde devinimleri.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. Müzik temposuna uyularak yapılan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks: “Herkesin içinde dans öğrenmem şık olur.” -P. Safa.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    Müzik temposuna uyularak yapılan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks: § “Bayram çocuğu kılığına girmiş büyükler çılgınca dans etmeye başlarlar.” -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar: I. Sınır, 217. § “Yani bu tanrısal öyküler ve destansı öyküler bir toplanma sırasında şiir ya da düz yazı olarak müzik ve dansla bir arada ve ayrı olarak okunursa.” -Ziya Gökalp, Türk Uygarlığı Tarihi, 74. § “Alleghanyslerde kadınlara özgü bir gece dansı (raksı) vardır ki erkekler katılamazlar.” -Ziya Gökalp, Türk Uygarlığı Tarihi, 247. § “Dans etmek için de bu vücut iyi.” -Peyami Safa, Sözde Kızlar, 18. § “İyi bir kavalye ile dansa benzeyen o mihverinden çıkmalar...” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 121. § “Balolara çok gittim. Dansları bile öğrendim.” -Ahmet Midhat Efendi, Henüz 17 Yaşında, 150. § “Bizi itiştire kakıştıra ve etrafımızda kavga dansları yaparak yürütmeye başladılar.” -Nazım Hikmet Ran, Yeşil Elmalar, 147. § “Güzelim İstanbul dururken insan, bu ıssız dağ başlarında ne diye oturur?.. O parklar, o sinemalar, o danslar...” -Reşat Nuri Güntekin, Leyla ile Mecnun, 30. § “İstanbul sokaklarında bile tek tük dans mektepleri beliriyor.” -Ruşen Eşref Ünaydın, C. XIV, 107. § “Fransız edipleri bu altın ışıklı dans ve çalgı şehrinin emsalsiz cuşişinden bahsetmişlerdir.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 27. § “Abim beni dansa kaldırıyor.” -Adalet Ağaoğlu. Gece Hayatım, 46. § “Alafranga, alaturka dans, gırla şarkı, mani…” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 328. § “Garip bir cin dansı!” -Necip Fazıl Kısakürek, Sabır Taşı, 150. § “... sükse yapmış İngiliz dans hocaları…” -Elif Şafak, Mahrem, 37. § “Küçük Meryem tatlı tatlı gülümseyerek Mehmet’i süzüyor, ayakları üzerinde dans eder gibi yaylanarak özellikle küpesine bakıyordu.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 51. § “Ben Aksaray’ın gün görmez bir odasında doğarken Şişli’nin süslü salonlarında dans ediyordu.” -Nurullah Ataç, Söyleşiler, 123. § “Karanlıkta yaprakların altında tek tek süzülen yağmur damlalarının altında, dansa devam ediyorlar.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 17.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe dans

    İngilizce

    1. dancing, dance, the art of dancing. 2. the movements that comprise a specified dance, dance. 3. dance, party or event at which the guests dance. –– etmek/yapmak to dance. ––a kaldırmak /ı/ to ask (someone) to dance.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    orchestic, dance-like, of dance

  • İngilizce

    (N.)
    dance, dancing, hop

  • İngilizce

    dance

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe dans

    Almanca

    r Tanz.

  • Almanca

    Tanz [der]

  • Almanca

    Tanz

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe dans

    Fransızca

    danse [la]

  • Fransızca

    danse

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe dans

    Azerice

    rəqs

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe dans

    Lehçe

    taniec

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe dans

    Japonca

    dansu

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe dans

    Arnavutça

    kërcim, vallëzim, valle

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe dans

    Kazakça

    bï

Fransızca  Fransızca » Türkçe  Türkçe
  • Fransızca dans

    Türkçe

    içinde

  • Türkçe

    içinde; içine; -de; -e, -ye; yaklaşık

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.