Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe beraber

    Türkçe

    zarf (bera:ber) Farsça beraber
     
    1 .    Birlikte, bir arada:
           "Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir."- C. S. Tarancı.  
    2 .    Aynı düzeyde:
           "Bina taş, merdiveni yok, toprakla beraber."- A. Rasim.  
    3 .  edat  -e rağmen, -e karşın:
           "Halılarla bezenmiş olmakla beraber gıcırtıdan ve esnemelerden kurtulamamıştı."- R. H. Karay.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    berabere bitmek
    berabere kalmak
    ... ile/le beraber

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    zf. (bera:ber) 1. Birlikte, bir arada: “Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir” -C. S. Tarancı. 2. -e rağmen, -e karşın: “O günkü birdirbirler, köşe kapmacalar, esir almacalar çocukça olmakla beraber herhâlde daha erkekçeydi.” -A. N. Asya. 3. sf. Aynı düzeyde: “Bina taş, merdiveni yok, toprakla beraber.” -A. Rasim.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Far. berâber) birlikte, bir arada

  • Türkçe

    Osmanlıca


    f. Birlikte bulunan. * Müsavi, eşit. * Bir hizada olan. * Refakat, birlik

  • Türkçe Beraber

    Türkçe

    Osmanlıca


    f. Birlikte bulunan. * Müsavi, eşit. * Bir hizada olan. * Refakat, birlik.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe beraber

    İngilizce

    1. together; with each other; as a body; /la/ together with, along with, with. 2. /la/ although (used with an infinitive): Bazı kötü huylara sahip olmakla beraber yüreği temizdi. Although he had a number of bad traits his heart was in the right place. 3. /la/ on the same level as (used in a concrete sense): Mutfak yatak odasıyla beraber. The kitchen´s on the same floor as the bedroom. 4. /la/ equivalent to; on the same level as (used in an abstract sense): Kendini onunla beraber tutamazsın. You can´t put your self on the same level with him. ––inde together with, along with, with: Beraberinde üç kişi geldi. Three people came along with him. ––e bitmek (for a contest) to end in a tie. –– düşüp kalkmak to live together. ––e kalmak (for teams, contestants) to tie.

  • İngilizce

    (ADV.)
    together

  • İngilizce

    (Pref.)
    co

  • İngilizce

    (Prep.)
    with

  • İngilizce

    together; equal, level

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe beraber

    Almanca

    zusammen.

  • Almanca

    zusammen, beieinander, beisammen, gemeinschaftlich, mit, miteinander

  • Almanca

    zusammen

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe beraber

    Fransızca

    ensemble

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe beraber

    Azerice

    birlikdə

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe beraber

    Lehçe

    łącznie

  • Lehçe

    razem

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe beraber

    Japonca

    issho-ni

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe beraber

    Kazakça

    birge

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.