Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe hand

    Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm’ye eşdeğer olan ölçü birimi.

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce HAND

    İngilizce

    good day, I wish you a pleasant day (Internet Slang)HAND (have a nice day) Ihænd

  • İngilizce hand

    İngilizce

    n. part of the body at the end of the arm; handwriting; pointer on a clock; cards dealt to a card player; help; skill, ability; side; round of applause; worker; sailor; linear measure equal to 4 inches

  • İngilizce

    v. give, pass using the hand; help, assist

  • İngilizce

    adj. of or pertaining to a hand

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce hand

    Türkçe

    (ADJ.)
    el

  • Türkçe

    (N.)
    el, parti, yardım, pay, parmak, ustalık, yetenek, usta, kurt, ibre, akrep, yelkovan, taraf, demet, salkım, hevenk, alkış, evlilik sözü

  • Türkçe

    (V.)
    vermek, uzatmak, yardım etmek

  • Türkçe

    el

  • Türkçe

    el; akrep, yelkovan, ibre; (iskambilde) el; elleriyle çalisan kimse, isçi; yardim, el uzatma; kontrol, yönetim; alkis; tutum,(elden ele) vermek, uzatmak

  • Türkçe

    v.uzat:n.el

  • Türkçe

    akrep

  • Türkçe

    alkış

  • Türkçe

    demet

  • Türkçe

    hevenk

  • Türkçe

    kurt

  • Türkçe

    parmak

  • Türkçe

    parti

  • Türkçe

    pay

  • Türkçe

    salkım

  • Türkçe

    taraf

  • Türkçe

    usta

  • Türkçe

    ustalık

  • Türkçe

    uzatmak

  • Türkçe

    vermek

  • Türkçe

    yardım etmek

  • Türkçe

    yardım

  • Türkçe

    ibre

  • Türkçe

    yelkovan

  • Türkçe

    yetenek

Almanca  Almanca » Türkçe  Türkçe
  • Almanca Hand

    Türkçe

    ..e {hant} e el.

  • Türkçe

    [die] el

  • Türkçe

    / l. el 2. Fb. embol(hentbol)! 3. (flache) el ayasi; avuc ici 4. (hohle) avuc; j-m freie ^ lassen ßg. b-ne hareket serbes-tisi vermek; j-m die ~ drücken b-nin elini sikmak; sich gegenseitig die ^ drücken tokalasmak; el sikismak; ~ und Fuß haben ßg. ipe sapa gelmek; was weder ^ noch Fuß hat basi kici belli olmayan (^ey); die ~ bieten (zu) ßg. alet olm.; e-e glückliche ^ haber^ /bei) bsde sansi var olm.; eli ugurlu gelmek; e-e unflückliche ^ haben bsin gözünü cikarmak; die ~ heben (z.B. bei Abstimmung) el kaldirmak; seine ^ abziehen (von) b-den yardim elini cekmek; j-s rechte ^ sein ßg. b-nin sag kolu olm.;

  • Türkçe

    (..e) (e.) (hant)
    el

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.