İngilizce » İngilizce
n. area that has not been cultivated or domesticated, area that is savage and away from civilization, wilderness, desert
adj. savage; of the wild; unruly; desolate; unrestrained; angry; running rampant; stormy; struck with insanity; unrealistic
adv. in the wild, in the wilderness; uncontrollably; purposelessly
İngilizce » Türkçe
(ADJ.)
[waɪld]
delişmen, vahşi, yabani, barbar, dağınık, azgın (dalga), fırtınalı, kızgın, sinirli, çılgın, hovarda, serkeş, çılgınca, rasgele, müthiş
(ADV.)
[waɪld]
çılgınca, vahşice, başıboş bir şekilde
(N.)
[waɪld]
ıssız, tenha
s. 1. vahşi. 2. yabani, yabanıl, yaban. 3. çılgın. 4. asi, serkeş. 5. k. dili harika, süper, çok güzel.
vahsi, yabani; hiddetli, kizgin; siddetli, sert; firtinali; çilgin; deli, hasta, düskün; çilginca; (kursun) serseri; rasgele, düsünmeden yapilan; vahsi tabiat, vahsi yerler/bölgeler
vahşi
azgın (dalga)
barbar
çılgın
çılgınca
dağınık
delişmen
fırtınalı
hovarda
ıssız
kızgın
rasgele
serkeş
sinirli
vahşice
yabani
Almanca » Türkçe
{vilt} vahşi, yabani; azgın; hiddetli; kudurmuş; gaddar; ham, işlenmemiş; taranmamış.
vahşi, yabani, yabanıl; azgın
l. vahsi 2. (unzivilisiert) a. medenilesmemi§ 3. (-wachsend) yaban(-t), yabanil, yoz; hudayinabit; kendi biten 4. (Tier) a) (reißendes) canavar; yirtici (od. müfteris) hay-van b) (nicht gezähmtes) ehlilesmemis hayvan 5. (ungestüm) hizli, fevri 6. (unbändig) azgm; disli tirnakli; hasan; ele avuca sigmayan 7. (zügellos) gemsiz, hadsiz, ölcüsüz 8. (aufgebracht) kizgin, hiddetli, mütehevvir 9. (toll) deli, kudurmus, cilgm 10. (grausam) zaiim, gaddar, barbar 11. (blutgierig) kana susamis; hunhar 12. (Boden) islenmemi^ 13. (Haar) taranmami§ 14. (Redner) ate§ dilli 15. (Rückzug) kahkari; bozgunlu 16. (Kinder) gürültücü; ^ werden l. hiddetlenmek 2. (Meer usw.) azmak, kabar-mak, kudurmak; -e Begeisterung cilgrnlik; -e Eile deli gibt kacma; -e Ehe nikähsiz evienme; serbest birlesme; in -er Ehe leben (mit) b-ni istifra§ etm.; (volkstüml.): harama uckur cözmek; -er Streik sendikanm tasvip et-medigi grev; den -en Mann spielen hethüt etm.; havaya pala sallamak; ~ herumtanzen (vor Freude) sicrayip hop-lamak; -es Fleisch ölmü§ et; -e Flucht panik cikaran boz-gun; ~ machen l. (Tier) azginlastirmak 2. (Menschen) hiddetlendirmek; Seid nicht so ~, Kinder! (yOk gürültü etmeyin, cocuklar! Delirmeyini ^ sein (auf et.) bse tesne olm.; bs burnunda (od. gözünde) tütmek; -e Rose bot. yabani gül
[das] av hayvanı
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.