Türkçe » Türkçe
Gitar Terimleri Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
(N.)
stall
stall
Türkçe » Fransızca
stand [le]
Türkçe » Arnavutça
stendë (panair)
İngilizce » İngilizce
n. act of standing; halt; position; stance, point of view; defensive effort; raised platform; kiosk which sells or distributes items; taxi station; piece of furniture on which items are stored or displayed; seat for witnesses during a court trial
v. be upright on one's feet; get up; place upright; rise; stop, halt; become stagnant; remain; endure, tolerate, bear; be at a certain height or level
İngilizce » Türkçe
(N.)
duruş, durum, hal, yer, dayanma, direnme, katlanma, durak, işyeri, tezgâh, kürsü, tribün, sehpa, ayaklık, ayak, ayaklı askılık, ormanda yetişen ağaç, ekim alanı
(V.)
dikilmek, ayakta durmak, ayağa kalkmak, kalmak, durmak, bulunmak, dayanmak, katlanmak, direnmek, göğüs germek, karşı koymak, devam etmek, sineye çekmek, üstlenmek, desteklemek, ısmarlamak, ihtiyaç duymak, kanıtlamak, çek
dur(mak)
ayakta durmak, dikelmek; (ayaga) kalkmak; dikeltmek; durmak
v.dur:n.tutum
ayağa kalkmak
ayak
ayaklı askılık
ayaklık
ayakta durmak
bulunmak
çekilmek
dayanma
dayanmak
desteklemek
devam etmek
durak
durmak
durum
duruş
dikilmek
direnme
direnmek
göğüs germek
hal
ısmarlamak
kalmak
kanıtlamak
karşı koymak
katlanma
katlanmak
kürsü
ormanda yetişen ağaç
sehpa
sineye çekmek
tezgâh
tribün
üstlenmek
yer
ihtiyaç duymak
iş yeri
Almanca » Türkçe
..e {ştant} r ayakta durma; durum; düzey, seviye; meslek.
[der] ayakta durma; durum, vaziyet; düzey, seviye; sınıf, zümre; (fuarda) stant; satış yeri, tezgâh; meslek
m l. (Stehen) ayakta durma 2. (-platz) durak 3. (Lage) durum, vaziyet, hal 4. (Beschaffenheit) vasif, key-fiyet 5. (Niveau) seviye, derece 6. (Verkaufs9) satis yeri; tezgäh, salas, paviyon 7. (Messe^) stant 8. (soziale Stellung) ictimat mevki 9. (soziale Klasse) sinif, zümre 10. (Beruf) mesiek, sanat 11. (e-s Spiels) sayi hesabi 12. (Körperschaft) korporasyon 13. (Zivil2) medeni hal; ahvali sahsiye 14. (Sonnen9, Wasser) yükseklik 15. (Betrag) miktar, mevcut 16. (für Pferde) stal; e-n schweren ^ haben nüfuz yürütmekte müsküläta ugramak; j-n gleichen -es heiraten kendi küffiyle evienmek; Sprung aus dem ^ hiz almadan sicrama; in gutem ^ erhalten bsi iyi halde muhafaza etm.; j-n in den ^ setzen, et. zu tun b-ni bsi yapma^a muktedir kilmak; b-ni bsi yapacak hale getirmek; ein Mann von ^ z.va. yüksek seviyeli adam
Fransızca » Türkçe
[le] tribün; stand
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.