Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe partı

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yaşken kesilmiş meşe dalı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Toprak damlı evlerde tavana konulan ağaç, kiriş.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    İşkembe.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. bk.pardı (IV)-1. 2. bk.pardı (IV)-6.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Birlikte yolculuk eden topluluk.

  • Türkçe parti

    Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. 1. Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka: “Parti tarafından önerilen genel konular ile ozanın duyduğu şey arasında çelişki olamaz.” -N. F. Kısakürek. 2. İnsan topluluğu.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) a. 1. Bir bütünün parçası, kısım: “Yedi sekiz balyalık bir partiden bir buçuk, iki kilo tütün yürütüyordu.” -N. Cumalı. 2. Bazı oyunlarda bir kez: “Öğle sonları birkaç parti tavla oynamaktan hiç vazgeçmiyorduk.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 3. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence: “Gülümhanın partisinde tanışır gibi olmuştuk.” -A. İlhan. 4. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. 5. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası. 6. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü: İkinci parti mal bugün geliyor. 7. ekon. Tutam (II). 8. mec. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. 9. mec. Vurgun, kazanç: “Kazanmakta olduğu partinin güme gitmesinden korkan terlikçi İhsan...” -H. Taner. 10. müz. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    (I) 1. Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka:§ “Bugünün ileri Batı milletlerinin en büyük siyasi teşekkülleri arasında din partileri vardır.” -Peyami Safa, 20. Asır Avrupa ve Biz, 34. § “… ya da siyasal parti liderlerine ilişkin birkaç dedim-dediyi anlatırlarsa birbirlerine…” -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi, 20. § “Senin mensup olduğun parti ise çoğunluktur.” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 3. § “Memlekete hâkim ve gözü kara bir partiye karşı yaptığı hareketin bir nevi teveli makamındaki ve ittihatçılara duyurulmak için takınılan bu siyasi edayı, olduğu gibi kabul etmek için son derece safdil olmak lazımdır.” Necip Fazıl Kısakürek, Sultan Vahidüddin, s.106. § “Siyasi parti sözcüleri, Dışişleri Bakanlığı, …” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 199. § “Bir gün ahbaplarından biriyle çetin bir partiye girmişlerdi.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahur Beste, 63. § “Bir gün sen, daha imparatorluk ordusunda miriliva iken, Beşiktaştaki Akaretlerin 76 numarasında ona, gülümseyerek: “Anne! Sen hangi partidensin?” diye sordundu.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar III, 106. § “Eğer efendilerden daha hahişli var ise kabul eder ve olmadığı surette üç kişilik bir parti dahi biz açarız, diye ibram eylediğinden Nasuh Efendi dahi ilk defa olarak görüştüğü bir adamı kırmamak için kabul eyledi.” -Ahmet Midhat Efendi, Pariste Bir Türk, 152. § “Bir yazar, bugüne dek savunduğu ilkeleri bırakır, örneğin bir bölemden (partiden) başka bir böleme geçerse kınıyoruz onu.”-Nurullah Ataç, Prospero ile Caliban, 75. § “Genç kuşaklar, CHP’yi bir muhalefet partisi tanımışlardır…” -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 23. 2. İnsan topluluğu.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    (II) 1. Bir bütünün parçası, kısım: § “... hediye ettiği bir kitap partisi içinde kütüphaneme intikal etmişti.” -Peyami Safa, Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar, 87. 2. Bazı oyunlarda bir kez: § “Ertesi akşam elden çıkan mağazanın sahibi ile uzun bir tavla partisine tutuştular.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 136. § “Onlar gülüşerek ikinci partiye başladılar.” -Necip Fazıl Kısakürek, Hikâyelerim, 35. § “Pakize’nin bitmez tükenmez vidolu tavla partilerini seyrederken...” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 14. § “Sahibi, artık sabahları Chopin dinleyerek kahve keyfi çaymıyor, arkadaşlarıyla akşam yürüyüşlerine, briç partilerine katılmıyor…” -Buket Uzuner, Şairler Şehri, 85. 3. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlama amacıyla düzenledikleri eğlence: § “Oradaki partiye çağrılıyım.” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 61. § “Aniverselerden, parti döplezirlerinden bıktım.” -Peyami Safa, Sözde Kızlar, 37. § “... Yugoslavya burjuvasının kumar partileri için onarılmış.” -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp’ten Kosova’ya, 42. § “Belma’nın partisinden doğru evine kaçtı.” Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 29. § “Dalgın, Ali Ustayla Nuri Beyin tavla partisini seyrediyorum.” -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 31. § “…akşamüzeri, bir kokteyl partide, ünlü bir aktris, aynı iltifatı yöneltiyor…” -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 140. 4. mec. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. 5. mec. Vurgun, kazanç. 6. Tutam: “Bunlar ana kız parti vurmak istiyorlar.” -Reşat Nuri Güntekin, Yaprak Dökümü, 17. 7. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. 8. Kez, defa: § “Biz daha bir parti bitirmeden bir otobüs hazırlamışlar, onunla yola çıktık.” -Nurullah Ataç, Günlerin Getirdiği~Sözden Söze, 24.

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    Aynı koşullarda ve zamanda üretilen, ambalajı, ambalaj büyüklüğü, sınıfı, tipi, çeşidi ve boyu aynı olan ürün örnekleri veya ambalajları topluluğu.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe parti

    İngilizce

    1. political party. 2. party (social gathering). 3. consignment (of goods). 4. (one) game (in a series). 5. bargain, something acquired very cheaply. 6. mus. part. ––yi kaybetmek to come out the loser. –– vermek to give a party. ––yi vurmak to seize a good business opportunity and profit from it.

  • İngilizce

    (N.)
    party, get together, do, bash, shipment, setout, shindig, hand

  • İngilizce

    party, political party; party, do; (mal) consignment; batch

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe parti

    Almanca

    Charge f; Partie f

  • Almanca

    e Partie; e Partei.

  • Almanca

    Partei [die], Party [die], Beisammensein [das], Fest [das]; Partie [die], Posten [der]

  • Almanca

    Partie; Partei

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe parti

    Fransızca

    partie [la]; parti [le]; boum [la]; camp [le]

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe parti

    Japonca

    paatii

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe parti

    Kazakça

    partïya

  • Kazakça

    sawıq keşi

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce parti

    İngilizce

    n. basic plan of a structure (Architecture)

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce parti

    Türkçe

    (N.)
    ['pɑr'tɪː /'pɑː't-]
    eş [fr.]

Fransızca  Fransızca » Türkçe  Türkçe
  • Fransızca parti

    Türkçe

    [le] parti; taraf; karar; yarar; evlenecek kimse

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.