Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe pala

    Türkçe

    İsimler Sözlüğü


    (tür.) er. - kısa ve geniş kılıç.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. 1. Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç: “Belindeki kısa palasıyla ve omuzunda gri tüfeğiyle masanın kenarına oturdu.” -F. R. Atay. 2. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü. 3. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) a. hlk. 1. Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı: “Kendi ürettiği kocaman sürünün yünlerinden Fadime nine ne güzel palalar dokumuş.” -H. E. Adıvar. 2. Eski, kullanılmış eşya veya giysi.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç: § “Bu tüfeklerin patlamasını müteakip Rüstem Bey boynundaki palayı çıkarıp dereye doğru hücum için yerinden fırladı ise de Boçaris fistanından tutup...” -Ahmet Midhat Efendi, Arnavutlar Solyotlar, 97. § “… eski yatağanları, palaları, küflü el bombalarını ve her birinin üzerine bir arı etiket yapıştırılmış ufak demir parçalarını seyrediyordu.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 74. § “…birkaç çerçeveli bez parçası için bağrını onların kılıçlarına, palalarına, yatağanlarına siper eder mi?” -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi, 42. § “… Arnavut tabancaları, cellat palaları, Çerkez ve kazak zırhları…” -Elif Şafak, Pinhan, 145. 2. Kürek gibi bazı araçların, enli ve yassı bölümü. 3. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste. 4. Gür, uzun, yanaklara doğru kıvrık bıyık: § “Pala bıyıklar gibi başlarının iki yanından taşan sırma püsküllü başlıklarıyla zayıf, çevik, yaygaracı kayıkçılar vardı.” -Ruşen Eşref Ünaydın, C. 13, 58.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Pınar, çeşme.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kuru ve taze fasulye.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. bk. pakla-1. 2. bk. pakla-2.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Eski, kullanılmış (eşya, giysi). 2. Paçavra, bez parçası. 3. Kumaş kırpıntısı. 4. Çocuk bezi. 5. Beyaz yünden dokunmuş bir çeşit örtü. 6. Bez parçalarından dokunan adi kilim, yaygı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Yatak. 2. Yatak, yorgan.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Çamaşır tokacı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Balıkçı kayıklarındaki dümen.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Mendil.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yatak ve yorgan.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kilim

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Fasulye

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    (I) Testere. (*Aksaray -Niğde)

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    (II) 1. Yatak. (Güzel, Boyalı, Akbaş *Güdül -Ankara) 2. Eski bezlerden yapılan kilim. (Göçmenler *Beypazarı -Ankara)

  • Türkçe

    Osmanlıca


    f. Yedek at. * Asılmış, asılı. * Süzgeç

  • Türkçe Pala

    Türkçe

    İsimler Sözlüğü


    (Türkçe) - Kısa ve geniş kılıç.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Ağzı enli, ortasına doğru daha genişliyerek ucuna doğru daralmaya başlayan kalın, kısa ve ağır kılıç.

  • Türkçe pâla

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe pala

    İngilizce

    1. scimitar. 2. blade (of an oar or oar-like implement). –– çalmak/sallamak to try hard, make an all-out effort, struggle hard. –– çekmek to wield a scimitar. –– sürtmek to have experienced a lot of things.

  • İngilizce

    (N.)
    scimitar, scimiter, sword, broadsword, cutlass, machete, paddle

  • İngilizce

    scimitar, cutlass; blade

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe pala

    Almanca

    s Krummschwert, r Pallasch.

  • Almanca

    Flügel [der], Paddel [das], Schaufel [die], Blatt [das], Säbel [der]

  • Almanca

    Krummschwert, Pallasch

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe pala

    Fransızca

    cimeterre [la], alfange [la], coutelas [le], pale [la]

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe pala

    Kazakça

    aldaspan

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce Pala

    İngilizce

    n. municipal town in the state of Kerala (India)

İspanyolca  İspanyolca » Türkçe  Türkçe
  • İspanyolca pala

    Türkçe

    kürek

  • Türkçe

    pala. (Del lat. pala).


    f. Instrumento compuesto de una tabla de madera o una plancha de hierro, comúnmente de forma rectangular o redondeada, y un mango grueso, cilíndrico y más o menos largo, según los usos a que se destina.

    || 2. Hoja de hierro en forma de trapecio por lo común, con filo por un lado y un ojo en el opuesto para enastarla, que forma parte de los azadones, azadas, hachas y otras herramientas.

    || 3. Parte ancha de diversos objetos, siempre que tenga alguna semejanza con las palas de madera o hierro usadas en la industria.

    || 4. Asiento de metal en que el lapidario engasta las piedras.

    || 5. Cuchilla rectangular con mango corto y perpendicular al dorso, que sirve a los curtidores para descarnar las pieles.

    || 6. Parte superior del calzado, que abraza el pie por encima.

    || 7. Diente incisivo superior.

    || 8. Cada uno de los cuatro dientes que muda el potro a los 30 meses de edad.

    || 9. Cada una de las divisiones del tallo del nopal.

    || 10. Cada una de las chapas de que se compone una bisagra.

    || 11. Parte lisa de la charretera o capona, que se sujeta al hombro.

    || 12. Hombrera del uniforme, rígida o de paño, en la cual se ostentan las insignias del empleo o grado.

    || 13. coloq. Astucia o artificio para conseguir o averiguar algo.

    || 14. coloq. Destreza o habilidad de una persona, especialmente si se trata de un diestro jugador de pelota.

    || 15. Dep. Parte delantera del esquí, de forma curva y menor espesor.

    || 16. Dep. Tabla de madera fuerte, con mango, que se usa para jugar a la pelota.

    || 17. Dep. Especie de cucharón de madera con que se coge y lanza la bola en el juego de la argolla.

    || 18. Dep. raqueta (? que se emplea en el juego del volante).

    || 19. Dep. Parte ancha del remo, con que se impulsa la embarcación haciendo fuerza en el agua.

    || 20. Mar. Vela pequeña supletoria.

    || 21. Mar. Cada una de las aletas o partes activas de una hélice.

    || 22. Mús. En los instrumentos de viento, parte ancha y redondeada de las llaves que tapan los agujeros del aire.

    || ~ de cuchara, o~ del timón. f. pala de madera o de hierro usada en la industria.

    || corta ~. f. coloq. Persona poco inteligente en algo.

    || hacer ~. fr. Entre los jugadores de pelota, poner la pala de firme para recibirla y que se rebata con su mismo impulso.

    || meter la ~. fr. coloq. Engañar con disimulo y habilidad.

    || meter alguien su media ~. fr. coloq. Concurrir en parte o con algún oficio a la consecución de un intento. ? V. cabe de ~ , higo de ~ , higuera de ~ .

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.