Türkçe » Türkçe
sıfat Arapça hazir
1 . Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya.
2 . Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş.
3 . Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.
4 . zarf Başına getirildiği fiilin bir fırsat sayıldığını anlatır:
"Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
hazıra dağlar dayanmazBirleşik Sözler
hazır betonBilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
Güncel Türkçe Sözlük
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü
Osmanlıca
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Osmanlıca
Osmanlıca
Osmanlıca
Osmanlıca
Osmanlıca
Osmanlıca
Türkçe » İngilizce
1. ready, prepared. 2. present, in attendance, attending. 3. ready-made. 4. ready-to-wear. 5. now that (the opportunity has presented itself), seeing that, since: Hazır fırsat çıkmışken bunu yapalım. As the opportunity is at hand, let´s get this done. ––da on hand, available: Hazırda ne varsa çorbayı onlardan yapalım. Let´s make the soup out of whatever happens to be on hand. –– almak /ı/ to buy (something) ready-made. –– bulunmak 1. /da/ to be present (at). 2. to be ready. ––a dağlar dayanmaz. proverb You can´t live off your capital indefinitely, no matter how large it may be. –– etmek /ı/ to prepare, get (something) ready. –– evin has kadını colloq. someone who appears on the scene and reaps all the benefits without having done anything to deserve them. –– giyim ready-made clothing. –– giyimci seller of ready-made clothing. ––a konmak to come into possession of something which someone else has labored to produce. –– mezarın ölüsü. colloq. He/She expects everything to be handed to him/her on a silver platter. –– ol! mil. Attention! –– ol duruşu mil. attention. ––dan yemek to live off one´s capital. –– yiyici 1. someone who lives off his/her capital. 2. (someone) who lives off his/her capital.
(ADJ.)
ready, readymade, prepared, quick, present, available, stand by, up for, willing, agreeable, content, cut and dried, disposed, finished, forthcoming, forward, game, handy, on, on hand, on tap, operational, prompt
(ADV.)
ready, at hand, in the mood for, up for, on one's mettle, on tap
ready, prepared; willing; present; (giysi) ready-made; now that, since, while, as long as
Türkçe » Almanca
fertig; bereit; bereitwiilig; anwesend
bereit, fertig; anwesend.
fertig, anwesend, bereit, bereitwillig, gegenwärtig, gewillt, griffbereit, parat
bereit, fertig; anwesend
Türkçe » Fransızca
prêt/e, disposé/e, paré/e, sur pied, taillé/e, tout fait, tout trouvé, présent/e
prêt
Türkçe » Azerice
hazır
Türkçe » Lehçe
gotowy
gotów
ochoczy
przygotowany
Türkçe » Yunanca
επίθ. έτοιμος
Türkçe » Arnavutça
gatshëm (i)
Türkçe » Kazakça
äzir
dayar
dayın
Azerice » Türkçe
hazır
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.