Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe oruç

    Türkçe

    İsimler Sözlüğü


    (tür.) er. - islam'ın beş şartından birisidir. tan yerinin ağarmasından güneş batana kadar allah rızası için yiyip içmekten cinsi münasebetten sakınmak. ibadet. savm. -oruç reis; önceleri cezayir'de ol

  • Türkçe

    isim Farsça ruze
     
    1 .    Tanrı'ya ibadet amacıyla yeme, içme gibi birçok şeyden belli bir süre veya biçimlerde kendini alıkoyma:
           "Eh, biz her vakit duamızı, orucumuzu eksik etmeyiz, çok şükür!"- N. Cumalı.  
    2 .  mecaz  Haz veren şeylerden sağlanan yoksunluk.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    (bir şeyin) orucunda olmak
    oruç açmak
    oruç bozmak
    oruç tutmak
    oruç yemek  

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. din b. Tanrıya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden belli bir süre veya biçimlerde kendini alıkoyma: “Eh, biz her vakit duamızı, orucumuzu eksik etmeyiz, çok şükür!” -N. Cumalı. 2. mec. Çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Far. rûze) oruç

  • Türkçe

    Osmanlıca


    mühim bir ibadet.

  • Türkçe Oruç

    Türkçe

    İsimler Sözlüğü


    (Türkçe) - İslam'ın beş şartından birisidir. Tan yerinin ağarmasından güneş batana kadar Allah rızası için yiyip içmekten cinsi münasebetten sakınmak. İbadet. Savm. Oruç Reis; Önceleri Cezayir'de olu

  • Türkçe

    Kişi Adları Sözlüğü


    Cinsiyet: Erkek
    1. Tanrıya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden belli bir süre veya biçimlerde kendini alıkoyma.2. Çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma.

  • Türkçe

    Yerleşim Yeri İsimleri


    Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    (Bak: Savm - Ramazan)(Oruç en gafillere ve mütemerridlere za'fını ve aczini, fakrını ihsas ediyor. Açlık vasıtası ile midesini düşünüyor. Midesindeki ihtiyacını anlar. Zayıf vücudu ne derece çürük olduğunu ha

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe oruç

    İngilizce

    fast (a religious exercise). –– açmak to break one´s fast (at the proper time, e.g. sunset for Muslims observing the Ramazan fast). –– bozmak 1. to break one´s fast (at an improper time, e.g. before sunset). 2. to break one´s fast (at the proper time). –– tutmak to fast. –– yemek not to fast.

  • İngilizce

    (N.)
    fast

  • İngilizce

    fasting, fast

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe oruç

    Almanca

    s Fasten.

  • Almanca

    Fasten [das]

  • Almanca

    Fasten

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe oruç

    Fransızca

    jeûne [le]; carême [le]

  • Fransızca

    jeûne

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe oruç

    Arnavutça

    kreshmë

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe oruç

    Kazakça

    oraza

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.