Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe istatistik

    Türkçe

    isim Fransızca statistique
     
    1 .    Bir sonuç çıkarmak için olguları yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi, sayımlama:
           "İstatistikler gösteriyor ki sahada en çok alkışlanan oyuncu kalecilerdir."- H. Taner.  
    2 .    Bir dizi olayın veya sayı ile gösterilen olguların yöntemli öbekleştirilmesine dayanan ve ilkelerini olasılık kuramlarından alan, matematiğin uygulamalı dalı, sayım bilimi.

  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


    bk. sayımlama

  • Türkçe

    Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü


  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Bir sonuç çıkarmak için verileri yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi, sayımlama (I): “Müspet ve realist ilmî araştırmaların meydana gelebilmesi için istatistik bir zarurettir.” -N. Hikmet. 2. İlkelerini olasılık kuramlarından alarak eldeki verileri grafik ve sayı biçiminde değerlendirmeye dayandıran matematiğin uygulamalı dalı, sayım bilimi.

  • Türkçe

    İstatistik Terimleri Sözlüğü


    Verileri derleme, bölümlendirme, çizelgeler ve çizgelerle özetleme, olasılık kuramı yardımıyla deney tasarımlama ve gözlem ilkelerini saptama, örneklem bilgilerinin anlamlılığını inceleme, yorumlama ve genelleme yöntemlerini veren bilim.

  • Türkçe

    Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü


    Herhangi bir konuyu incelemek için gerekli verilerin toplanmasını, toplanan verilerin değerlendirilmesini ve değerlendirme sonucu karara varılmasını sağlayan bilim dalı.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Bir sonuç çıkarmak için olguları yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi, sayımlama: § “Derhâl büyük ve sıhhatli istatistik hazırlayın.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 35. § “Bunları, sosyolojinin muavinleri olan tarih, kavmiyat (etnografta) ve ihsaiyat (istatistik) ilimleri hazırlayarak sosyolojinin tetkikine arz eder.” -Ziya Gökalp, Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler, 9. § “Bende sayıların, istatistiklerin, kurumsal kitapların dışına taşmış, daha doğrusu onları dibe döşeyerek kendi üste çıkıp oturan bir yan gelişiyor.” -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi, 106. § “Bir tıbbi servis bu şifaları kaybeder ve istatistik tutar.” -Peyami Safa, Din, İnkılap, İrtica, 158. § “Zaten iyi kavrayamadığı teknik ziraat, ara sıra adetler, istatistikler, yerli yabancı tabirler ve makine isimleriyle büsbütün güçleştikçe...” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 65. § “İstatistiklerin haber verdiğine göre nüfus-ı mevcudenin beşte üçü Müslümandır.” -Ahmet Midhat Efendi, Kafkas, 24. § “Vali Muhittin Beyin umumî kâtipliğe yolladığı belediye istatistik kaleminden Halit Bey yardımı ile tasnif edilmiş, TDTC arşivine konmuştur.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar IV, 47. § “Ünlü doktorlarımızdan bir zat beni memnun etmek için bir istatistik yollamış.” -Ahmet Rasim, Ramazan Sohbetleri, 253. § “istatistik: Bir devlet veya memleketin vüsatini veya ahalisini ve mahsûlât-ı sınâiye ve zirâiyesini vesair ahvalini tayin ve tadat etmek fenni. (İhsaiyat).” -Ali Seydi, Lugât-i Ecnebiye. 2. Bir dizi olayın veya sayı ile gösterilen olguların yöntemli öbekleştirilmesine dayanan ve ilkelerini olasılık kuramlarından alan, matematiğin uygulamalı dalı, sayım bilimi.

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    Verilerin toplanması, işlenmesi, özetlenmesi, topluma ilişkin genel bilgilerin elde edilmesiyle uğraşan bilim dalı.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    hüküm çıkarmak için bilgi toplama ve sınıflandırma ilmi.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Fr. Bir neticeye varmak veya bir hüküm çıkarmak için metodlu olarak mevcud lüzumlu şeyleri toplayıp sayı hâlinde göstermek işi ve bu işle meşgul olan ilim

  • Türkçe İstatistik

    Türkçe

    Osmanlıca


    Fr. Bir neticeye varmak veya bir hüküm çıkarmak için metodlu olarak mevcud lüzumlu şeyleri toplayıp sayı hâlinde göstermek işi ve bu işle meşgul olan ilim.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe istatistik

    İngilizce

    1. (the science of) statistics. 2. (a) statistic.

  • İngilizce

    (N.)
    statistic, statistics

  • İngilizce

    statistics; statistical

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe istatistik

    Almanca

    Statistik f - statistisch

  • Almanca

    e Statistik; statistisch.

  • Almanca

    statistisch; Statistik [die]

  • Almanca

    Statistik; statistisch

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe istatistik

    Fransızca

    statistique [la]

  • Fransızca

    statistique

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe istatistik

    Japonca

    tookei

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe istatistik

    Kazakça

    sanaq

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.