Türkçe » Türkçe
isim Yunanca kumerki
1 . Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi.
2 . Bir verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu.
3 . Bir ülkenin giriş ve çıkışında gümrük denetim ve gözetiminin yapıldığı yer:
"Sayfaları girip çıktığı gümrüklerin dalgalarıyla dolu pasaportlar eskitti."- N. Cumalı.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
gümrük koymakBirleşik Sözler
gümrük birliğiGümrük Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
İktisat Terimleri Sözlüğü
Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. duty; tariff. 2. customs, customs bureau (as an agency of the state). 3. customshouse, customhouse. –– almak /dan/ to collect duty (on). –– ambarı/antreposu bonded warehouse. –– anlaşması customs treaty. –– beyanı customs entry, customs declaration. –– beyannamesi/bildirgesi customs declaration, bill of entry. –– birliği customs union. ––ten çıkarmak /ı/ to clear (something) through customs. –– faturası certified invoice. ––ten geçirmek /ı/ to clear (something) through customs. ––ten geçmek to pass through customs. –– görevlisi/memuru customs officer, customs inspector. –– kaçakçılığı smuggling. –– kapısı port of entry. –– komisyoncusu customs broker, customs agent. –– kontrolü customs inspection. ––ten/yangından mal kaçırır gibi 1. with undue haste, hurry-scurry, scurrying needlessly. 2. surreptitiously, secretively. ––ten mal kaçırmak to smuggle goods. –– manifestosu customs manifest. ––ten muaf duty-free. –– muamelesini yapmak /ın/ to clear (something) through customs. –– muayenesi/yoklaması customs examination; examination of passengers´ luggage. –– muhafaza memuru customshouse guard. –– resmi customs, duty. ––e tabi dutiable, subject to duty. –– tahsildarı collector of customs. –– tarifesi customs tariff. G–– ve Tekel Bakanı Minister of Customs and Monopolies. G–– ve Tekel Bakanlığı the Ministry of Customs and Monopolies. –– vergisi customs, duty.
(N.)
customs, customhouse, duty, tariff
customs; customs house; tariff, duty
Türkçe » Almanca
Zoll m
r Zoll.
Zoll [der]
Zoll
Türkçe » Fransızca
douane [la]
douane
Türkçe » Flemenkçe
douane
Türkçe » Japonca
kanzei, zeikan
Türkçe » Arnavutça
doganë
Türkçe » Kazakça
bajxana
tamojnya
temojnya
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.