Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe gölge

    Türkçe


     
    1 .    Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık:
           "Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur?"- H. E. Adıvar.
           "Yalnız komodinin üzerindeki baş ucu lambası yandığından odada ışık az, gölgeler büyüktü."- A. İlhan.  
    2 .    Güneş ışınlarından korunacak yer:
           "Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin."- M. Ş. Esendal.
           "Uzakta bir çam gölgesinden korkunç kavgayı seyrederdim."- S. F. Abasıyanık.  
    3 .    Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet:
           "Pencereden dışarıya bir gölge çıktı, arkasından seğirttiler."- A. Gündüz.  
    4 .    Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk.  
    5 .    (saç için) Röfle.  
    6 .  mecaz  Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse.  
    7 .  mecaz  Koruma, kayırma himaye.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    (bir şeyi veya bir kimseyi) gölgede bırakmak
    gölgede (veya gölgesinde) kalmak
    gölge düşmek
    (bir şeye) gölge düşürmek
    gölge etmek
    gölge gibi
    (kendi) gölgesinden korkmak
    gölgesine sığınmak
    gölgesine yatmak

    Birleşik Sözler

    gölge balığı
    gölge balığıgiller
    gölge olay
    gölge olaycılık
    gölge oyunu
    gölge tiyatrosu
    ışık gölge
    yarı gölge

  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


  • Türkçe

    Gökbilim Terimleri Sözlüğü


    Bir gökcisminin güneş ışığını engellemesinden ileri gelen ışıksız uzay parçası.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık: “Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur?” -H. E. Adıvar. 2. Güneş ışınlarından korunacak yer: “Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin.” -M. Ş. Esendal. 3. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet: “Pencereden dışarıya bir gölge çıktı, arkasından seğirttiler.” -A. Gündüz. 4. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. 5. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan: Gölge başkan. Gölge kabine. 6. Röfle. 7. mec. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. 8. mec. Koruma, kayırma himaye: Onun gölgesi altında yaşıyor.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (astronomi, fizik)

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    TV. Almaç görüntülüğünde resmin temel konusunun hem bulunması gereken yerde hem de onun biraz yanında daha soluk olarak çift görünmesi durumu.

  • Türkçe golge

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Gölge

  • Türkçe Gölge

    Türkçe

    Kişi Adları Sözlüğü


    Cinsiyet: Kız
    1. Işığın önüne gelen bir cismin yere veya yanına bıraktığı karartı. 2. Güneş ışınlarından korunulacak yer. 3. Koruma, gözetme.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe gölge

    İngilizce

    1. shadow, umbra. 2. shade. 3. shadow, silhouette. 4. shadow, shading (in a painting or drawing). 5. shadow, a person who sticks close to someone. 6. shadow, protection. ––si altında /ın/ under the protection of. ––de bırakmak /ı/ 1. to cast (someone) into the shade, put (someone) in the shade, overshadow, surpass. 2. to overshadow, cast (something) into the shade. –– düşmek /a/ (for a shadow) to fall upon (something). –– düşürmek /a/ to cast a shadow on, overshadow, cloud. –– etmek 1. to make a shadow, cast a shadow. 2. to stand in one´s light, block one´s light. 3. to stand in one´s way, thwart one´s efforts. –– etme, başka ihsan istemem. Don´t bother me; that´s all I ask of you. –– gibi shadowy. –– görüntü silhouette. –– kabine pol. shadow cabinet. ––de kalmak to keep in the background. ––sinden korkmak to be frightened of one´s own shadow. –– olmak /a/ to protect, take (someone) under one´s wing. –– oyunu shadow play, shadow show (with flat figures or puppets). –– tiyatrosu shadow play, shadow theater (performed by living actors). –– vurmak /a/ art to shade.

  • İngilizce

    (N.)
    shadow, shade, silhouette, cloud, dark, simulacrum

  • İngilizce

    shadow, shade

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe gölge

    Almanca

    Schatten m

  • Almanca

    r Schatten.

  • Almanca

    Schatten [der]

  • Almanca

    Schatten

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe gölge

    Fransızca

    ombre [la], reflet [le]

  • Fransızca

    ombre

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe gölge

    Azerice

    kölgə

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe gölge

    Lehçe

    cień

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe gölge

    Japonca

    kage

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe gölge

    Arnavutça

    hie

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe gölge

    Kazakça

    köleñke

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.