Türkçe » Türkçe
İsimler Sözlüğü
isim
1 . Sevgi, istek, düşünüş, anma ve hatır gibi kalpte var sayılan duygu kaynağı:
"Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi."- O. S. Orhon.
2 . mecaz İstek, arzu.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
gönlü akmakBirleşik Sözler
gönül avcısıFelsefe Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Tarama Sözlüğü
İsimler Sözlüğü
Kişi Adları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
-nlü 1. heart; mind. 2. inclination, desire, willingness. ––den 1. heartfelt, sincere. 2. most sincerely. ––ünce after one´s own heart. –– acısı pangs of love. ––ü açık 1. openhearted, frank, sincere. 2. lighthearted, carefree, cheerful. –– açıklığı 1. openheartedness, sincerity. 2. lightheartedness, carefreeness, cheerfulness. ––ü açılmak to cheer up, become cheerful. –– açmak to cheer up, make happy. ––ü akmak /a/ to be enchanted by, be attached to, feel an attraction for. –– alçaklığı humility, modesty. ––ünü almak /ın/ 1. to please. 2. to restore relations with, apologize to and make up with. –– avcısı (a) Don Juan; vamp. ––ünü avlamak /ın/ to captivate, win (someone´s) love. –– avutmak 1. to dally with love. 2. /la/ to resign oneself to (a lesser portion), content oneself with (little). –– bağı bonds of love. –– bağlamak /a/ to set one´s heart on. –– belası trouble caused by love. –– birliği unity of feelings. ––ü bol generous-hearted. –– borcu gratitude. –– budalası hopelessly in love. ––ünü bulandırmak /ın/ 1. to nauseate. 2. to raise (one´s) suspicions. ––ü bulanmak 1. to feel sick at one´s stomach, be nauseated. 2. to get suspicious. –– bulantısı 1. nausea. 2. suspicion. –– çekmek to be in love. ––ü çekmek /ı/ to desire. ––ünü çelmek /ın/ to captivate, win (someone´s) love. ––den/––ünden çıkarmak /ı/ to forget, cast (someone) out of one´s heart. ––ü çökmek to have a breakdown in morale, give up. ––ü daralmak to be distressed. –– darlığı 1. distress. 2. intolerance. –– delisi one who keeps falling in love. –– dilencisi one who is so madly in love that he undergoes any humiliation to be near his beloved. ––üne doğmak to have a presentiment. ––ünün dümeni bozuk colloq. (one) who is not serious in his love affairs. –– eğlencesi 1. pastime, amusement. 2. passing love affair, flirtation. –– eğlendirmek /la/ 1. to amuse oneself with, have a good time (doing something). 2. to have a love affair with. –– eri tolerant and sensible person. –– esenliği peace of mind, repose. ––ünü etmek/yapmak /ın/ 1. to persuade, induce, win (one´s) assent. 2. to please. –– ferahlığı contentment. –– ferman dinlemez. proverb The heart will always have its own way. ––ü gani 1. generous. 2. contented. ––ünden geçirmek /ı/ to want to do; to wish (something) to happen. ––ünden geçmek to come to one´s mind, occur to one. ––ü geniş tolerant. –– gezdirmek/dolaştırmak to review the possible (pleasant) choices. ––üne göre after one´s own heart. ––ü gözü açılmak to be cheered up, feel revived. ––ünü hoş etmek /ın/ to please, make (someone) contented. –– hoşluğu ile/–– rızasıyla willingly. ––den ırak olmak not to be loved. ––ü ile oynamak /ın/ to play with (someone´s) heart. ––ü ilişmek/takılmak /a/ to be attracted by. –– indirmek to be willing to do some job that is beneath one; to accept or do something that is beneath one, condescend to do something. –– işi love affair. ––ü kalmak 1. to feel resentment, feel hurt. 2. /da/ to long for. ––ü kanmak to stop worrying, be set at ease. ––ünü kapmak /ın/ to captivate, win (someone´s) love. ––ünü kaptırmak /a/ to be captivated by. ––ü kara malevolent. ––ü kararmak to feel disgusted with life. ––ünü karartmak /ın/ to make (someone) lose the joy of living. ––ü kaymak /a/ to love, feel attraction for. ––ü kırılmak (for one´s feelings) to be hurt. ––ünü kırmak /ın/ to hurt the feelings of; to crush; to put (someone) down. –– kimi severse güzel odur. proverb Beauty is a matter of individual taste. ––den/––ünden kopmak to be given gladly: gönlünüzden ne koparsa what you feel like giving. –– koymak /a/ to be upset by. –– maskarası one who becomes a laughingstock because of a love affair. –– okşamak to treat someone kindly. –– okşayıcı pleasant, tender, loving. ––ü olmak 1. /a/ to be willing to; to agree to, consent to. 2. /da/ to want to have, be in love with (something). 3. /da/ to love, be in love with (someone). ––ünü pazara çıkarmak to fall in love with an unworthy person. –– rahatlığı complete peace and co
(N.)
heart, soul, feelings
heart; soul; feelings; mind; inclination, desire
Türkçe » Almanca
s Herz, e Seele.
Herz [das]; Zuneigung [die] ; Wunsch [der]; Zustimmung [die]
Herz, Seele
Türkçe » Fransızca
cìur [le], sentiment [le], affection [la], désir [le], âme [la], sein [le], fierté [la]
cœur
Türkçe » Azerice
könül
Türkçe » Lehçe
rdzeń
sedno
serce
Türkçe » Kazakça
dil
jan
jürek
köñil
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.