Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe bent

    Türkçe

    isim, eskimiş Farsça bend
     
    1 .    Bağ, rabıt:
           "Kemer kemer gönlüme kement sensin / Bu sevgiye kadeh sensin, bent sensin."- F. Halıcı.  
    2 .    Kanun maddesi; kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.  
    3 .    Su biriktirmek için yapılan set, büğet:
           "Bentler, hakikaten Osmanlı medeniyeti eserlerinden örnek verecek heybetli tesislerden imiş."- A. Rasim.  
    4 .    Gazete yazısı.  
    5 .   edebiyat  Bağlam.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    (birini) bent etmek
    bent olmak  

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. esk. 1. Bağ, rabıt. 2. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. 3. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılan set, büğet: “Bentler, hakikaten Osmanlı medeniyeti eserlerinden örnek verecek heybetli tesislerden imiş.” -A. Rasim. 4. Gazete yazısı. 5. ed. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. 6. huk. Kanun maddesi.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    bk. büvet.

  • Türkçe

    Yazın Terimleri Sözlüğü


    bk. bağlam.

  • Türkçe Bent

    Türkçe

    Kişi Adları Sözlüğü


    Cinsiyet: Erkek
    1. Bağ. 2. Zincir. 3. Düğüm. 4. Tutsak, esir.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe bent

    İngilizce

    1. dam, dike, weir. 2. reservoir.

  • İngilizce

    (N.)
    clause, article, barrage, dike, dyke, embankment, limb, strophe, weir

  • İngilizce

    dam, dike, barrage, weir; paragraph, article

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe bent

    Almanca

    r Damm, r Staudamm, e Sperre, r Deich; s Wehr, s Schutzwehr; r Artikel, r Paragraph.

  • Almanca

    Damm [der], Deich [der], Staudamm [der], Talsperre [die], Wall [der], Absatz [der]

  • Almanca

    Damm, Staudamm, Sperre, Deich; Wehr, Schutzwehr; Artikel, Paragraph

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe bent

    Fransızca

    digue [la]; (þiir) strophe [la]

  • Fransızca

    barrage, digue

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce bent

    İngilizce

    n. inclination, tendency; aptitude, natural talent; partiality, fondness

  • İngilizce

    adj. inclined; corrupt; crazy; gay, homosexual; determined

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce bent

    Türkçe

    (ADJ.)
    eğri, bükülmüş, kıvrık; kararlı, aklına koymuş, yatkın, katlanmış

  • Türkçe

    (N.)
    istek, eğilim, yetenek, yatkınlık; çimen, çimenlik; kır

  • Türkçe

    kıvrık

  • Türkçe

    namussuz; rüsvetçi, yiyici; çatlak, üsütük; ibne, homo,egilim; yetenek

  • Türkçe

    v.bük:adj.eğri

  • Türkçe

    aklına koymuş

  • Türkçe

    bükülmüş

  • Türkçe

    çimen

  • Türkçe

    çimenlik

  • Türkçe

    eğri

  • Türkçe

    eğilim

  • Türkçe

    kararlı

  • Türkçe

    katlanmış

  • Türkçe

    kır

  • Türkçe

    yatkınlık

  • Türkçe

    yetenek

  • Türkçe

    istek

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.