Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe çekme

    Türkçe

    isim
     
    1 .    Çekmek işi:
           "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı."- C. Uçuk.  
    2 .    Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekmece:
           "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü."- H. Taner.  
    3 .    Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.  
    4 .  sıfat  Düzgün biçimli.  
    5 .  sıfat  Çekilerek giyilen veya kullanılan:
           "Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı."- R. H. Karay.  
    6 .    Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.  
    7 .    Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.  
    8 .    İş yaparken giyilen bir tür şalvar.  
    9 .   spor  Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması.

    Birleşik Sözler

    çekme demir
    çekme kat
    ad çekme
    halat çekme
    kemane çekme
    tırtıl çekme    

  • Türkçe

    Ağaçişleri Terimleri Sözlüğü


    Ağacın bünyesindeki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.

  • Türkçe

    Çiftteker Terimleri Sözlüğü


    Bir yarışçıyı, herhangi bir biçimde çekerek kendisine yardım etme. (yasak davranışlardan)

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Çekmek işi: “Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı.” -C. Uçuk. 2. Çekmece: “Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü.” -H. Taner. 3. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. 4. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. 5. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. 6. İş yaparken giyilen bir tür şalvar. 7. sf. Çekilerek giyilen veya kullanılan: “Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı.” -R. H. Karay. 8. sf. Düzgün biçimli: Çekme burun. 9. sp. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması.

  • Türkçe

    Jimnastik Terimleri Sözlüğü


    Kolun ya da öteki vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendine yaklaştırması.

  • Türkçe

    Kimya Terimleri Sözlüğü (II)


    Çözünen bir maddenin çözünmeyen bir maddeden bir çözücü yardımıyla alınması.

  • Türkçe

    Madencilik Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü


    Metal çubuk, boru ve benzeri parçaların çaplarını küçültmek için, onları, kalıplardan geçirerek yapılan çekme işlemi.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (fizik)

  • Türkçe

    Tarih Terimleri Sözlüğü


    Savaşta giyilen bir tür çizme.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Çizme: Çekmemi geydim. 2. Ayakkabı pençesi. 3. Ayakkabı çekeceği.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Küçük toprak çömlek: Bir çekme yoğurt aldım.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Tekme.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kurumuş dutun ve cevizin karıştırılıp un haline getirilmiş şekli.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Burulmuş hayvan: Çekme çebiç.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Etin bütün olarak pişirilmesinden sonra kızartılıp yapılan yemek.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Geven bitkisi otu.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Başörtüsü.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Ağzı testereli bağ bıçağı, bıçkı. 2. Tarlanın içini iyice sulamak için toprakla bir çıkıntı yapmaya yarayan küreğe benzer bir araç.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Harman çekmeğe yarayan ucu eğri bir ağaç: Sen çekme ile çek, ben dırgenle dağıden hadi.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Çıkrıkçı tezgâhında tornadan geçirilerek alt tarafı kalınca yapılan çoban değneği: Bizim çoban çekme değneğini eline alırsa on kişiye karşı gelir.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Bağ çubuklarının, kazılan çukurlarda birkaç çubuk halinde üretilmesi işi.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kız kaçırmak

  • Türkçe

    Uygulayım Terimleri Sözlüğü


    1. genel uygulayım: Bir cismi bir yandan başka bir yana devindirmeye çalışan kuvvet. 2. fizik: Bir cismi uzatmak için kuvvet uygulama işi, bir cismin ekseni boyunca uygulanan kuvvetin etkisiyle uzayacak biçimde çalışması. 3. metalbilim: Metal çubuk, boru vb. parçaların çaplarını küçültmek için, onları kalıplardan geçirerek yapılan uzatma işlemi.

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    Doğuma yardım sırasında yavrunun doğum kanalında ilerlemesini kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla yavrunun bacak ve baş gibi kısımlarına uygulanan çekme, asılma işlemi, traksiyon.

  • Türkçe

    Yapıt Hakları Terimleri Sözlüğü


    Bir yapıtın tıpkısını yazarak ya da tıpkıbasımı ve baskı yoluyla özdeşini çıkararak çoğaltma.

  • Türkçe

    Yazın Terimleri Sözlüğü


    Aruz ölçüsünde, bir uzun ünlüden sonra bir ünsüz gelince hecenin, daha da uzatılarak bir kapalı ve bir açık hece değerine getirilmesi: "Tutsaydın o şah gitmeseydi.

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    Testerenin madensel bölümünden yapılan budama çakısı. (-Bursa)

  • Türkçe Çekme

    Türkçe

    Türe Terimleri


    İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  • Türkçe

    Yerleşim Yeri İsimleri


Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe çekme

    İngilizce

    1. pulling. 2. drawing; hauling, dragging, tugging. 3. drawer; till. 4. long-handled pruning hook. 5. attractively shaped, shapely (thing). 6. (clothing or footwear) made to be drawn on or pulled on. 7. any stringed musical instrument played by plucking. 8. sports chin-up. –– demir rolled iron. –– saç rolled plate. –– tel drawn wire.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    pull off, pull out, shrinking, towaway, towing

  • İngilizce

    (N.)
    pull, drawing, draw, withdrawal, draft, draught, allure, allurement, extraction, shrinkage, bearing, haul, haulage, hitch, hoist, pluck, soak, traction

  • İngilizce

    pull, draw, tug; endurance; extraction; shrinkage; drawer, till

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe çekme

    Almanca

    r Zug; e Schublade, s Fach, s Schubfach; e Anziehung.

  • Almanca

    Anziehung [die], Zug [der]

  • Almanca

    Zug; Schublade, Fach, Schubfach; Anziehung

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe çekme

    Fransızca

    tirage [le], traîne [la], tirage [le], sollicitation [la]

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe çekme

    Arnavutça

    heqjë

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe çekme

    Kazakça

    jäşik

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.