Türkçe » Türkçe
isim
1 . Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu:
"Rahat bir uyku uyumuştum."- S. F. Abasıyanık.
2 . mecaz Çevrede olup bitenin farkında olmama, gaflet, aymazlık.
3 . Doğada görülen sükûnet durumu.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
uyku basmak (veya bastırmak)Birleşik Sözler
uyku hastalığıBiyoloji Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Ruhbilim Terimleri Sözlüğü
Tıp Terimleri Kılavuzu
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Osmanlıca
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Osmanlıca
Türkçe » İngilizce
1. sleep. 2. sleepiness, drowsiness. ––su açılmak/dağılmak to become fully awake. ––sunu açmak /ın/ to drive away (someone´s) sleepiness. ––su ağır heavy sleeper. ––sunu almak to have a good night´s sleep, sleep well. –– basmak/bastırmak /a/ suddenly to feel very sleepy. ––su başına vurmak/–– beynine sıçramak 1. to feel logy because of lack of sleep. 2. to be short-tempered owing to lack of sleep. ––su bölünmek for (one´s) sleep to be interrupted. –– çekmek to sleep a long time; to sleep deeply. ––ya dalmak 1. to fall asleep; to doze off. 2. to stop paying attention to what is going on around one. –– durak chance to rest, chance to catch one´s breath, breathing spell; moment´s peace: Bende uyku durak bırakmamıştın. You didn´t give me a moment´s peace. ––su gelmek to feel sleepy. –– gözünden akmak to be very sleepy, be unable to keep one´s eyes open. ––su hafif (someone) who is a light sleeper. –– hastalığı sleeping sickness. –– ilacı soporific, sleep-inducing drug; sleeping pill(s). ––su kaçmak 1. to be unable to get to sleep. 2. to be worried, lose sleep. ––dan kalkmak to wake up and get out of bed. ––da olmak 1. to be unaware of what´s going on. 2. (for a job, a matter) to be on ice for the time being; (for a job, a matter) to be hanging fire. –– sersemliği sleepy feeling, grogginess, loginess. –– tulumu 1. sleeping bag. 2. person who sleeps a lot, great sleeper. –– tutmamak to be unable to go to sleep. ––, uykunun mayasıdır. proverb The more you sleep, the sleepier you get./Sleep begets more sleep. ––m var. I´m sleepy./I feel sleepy. –– vermek to make a person feel sleepy. ––ya yatmak to go to bed (in order to sleep). –– zamanı bedtime, time to go to sleep.
(ADJ.)
sleeping
(N.)
sleep, rest, nap, repose, shuteye, slumbers
(Pref.)
dorm
sleep, shut-eye, kip
Türkçe » Almanca
r Schlaf.
Schlaf [der], Nachtruhe [die], Schlummer [der]
Schlaf
Türkçe » Fransızca
sommeil [le]
sommeil
Türkçe » Azerice
yuxu
Türkçe » Lehçe
sen
Türkçe » Arnavutça
gjumë
Türkçe » Kazakça
uyqı
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.