Türkçe » Türkçe
(-e durum ekiyle kullanılan fiil)
1 . Yola devam etmek üzere, bir yerde, kısa bir süre kalmak:
"Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek:
"Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim."- H. Taner.
3 . Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak:
"Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar."- M. Ş. Esendal.
"Kibrit sönünce, Lâmi ile hizmetçi odadan dışarı uğradılar."- P. Safa.
4 . (kötü duruma) Konu olmak:
"Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lâkin, millet hayatı tehlikeye uğramadıkça, harp bir cinayettir."- Atatürk.
5 . Yaklaşmak:
"Erkek misafir geldiği zaman Despina'dan başka kimse salona,kapının yanına uğramayacaktı."- Ö. Seyfettin.
6 . Karşılaşmak, maruz kalmak:
"Millî Mücadelenin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım."- Y. K. Karaosmanoğlu.
7 . Cin, peri çarpmak.
Güncel Türkçe Sözlük
Tarama Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. /a/ to call in on, stop by to see (someone), or drop in on (someone) (briefly). 2. /a/ to call at, call in at, drop by, stop by (a place) (briefly). 3. /a/ (for a road) to pass through or by (a place). 4. /a/ to rush out into, dash out into (a place). 5. /a/ to meet with, encounter, or suffer (a difficulty, a disaster); to come down with (an illness). 6. to suffer misfortune at the hands of a jinn (e.g. to be paralyzed, to be struck dumb, etc.).
(V.)
stop by, visit, call on, call upon, come by, drop in, drop in on, put in an appearance, experience, fall into, meet, receive, undergo, call at, come over, come round, drop around, incur, look up, run against, run in, sto
to call by/on, to drop in on, to drop by, to stop by, to stop round, to call (in/round) (on sb), to pop in, to come over, to come round; to stop off (at/in); to meet with, to experience; to suffer, to undergo
Türkçe » Almanca
durchmachen; erfahren; erleiden
vorbeikommen.
aufsuchen, begegnen, bei jdm vorsprechen, durchmachen, geraten, passieren, sich unterziehen, sich zuziehen, erleben, erleiden
vorbeikommen
Türkçe » Fransızca
essuyer, subir, passer, prendre, être saisi, s'arrêter, s'exposer, (gemi) faire relâche, (taþýt) desservir
faire escale, passer par, s'arrêter à
Türkçe » Flemenkçe
langskomen
Türkçe » Japonca
yoru
Türkçe » Kazakça
jolığw
soğa ketw
soğw
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.