Türkçe » Türkçe
(nesne almayan fiil)
1 . Takmak işi yapılmak:
"Kendisine bu ad takılmış, takıldığı gibi de kalmıştır."- M. Ş. Esendal.
2 . Denge bozulacak bir biçimde bir yere ilişip aksaklık ortaya çıkmak:
"Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı."- O. C. Kaygılı.
3 . (-e durum ekiyle kullanılan fiil) Bir yere ilişip veya dokunup kalmak:
"İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu."- H. Taner.
4 . Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak:
"İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır."- H. Taner.
5 . Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak:
"Bu soru kafasına takıldıkça, gülüşü mide spazmı geçirir gibi oluyordu."- T. Buğra.
6 . argo söz Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
takılıp kalmakDivanü Lügatit-Türk
Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Tiyatro Terimleri Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. /a/ to be attached to, be fastened to, be affixed to, be put on; to be pinned to; to be hung on. 2. /a/ to tease, kid (in a good-natured way). 3. /a/ to get stuck on, get hung up on, get snagged on (a problem). 4. /a/ to be stopped by (someone) for a friendly chat, be waylaid by (someone). 5. /da/ to be delayed in, get hung up in (a place). takılıp kalmak 1. /da/ to be delayed in (a place) for a considerable length of time. 2. /a/ to be waylaid by (someone) for a considerable length of time. 3. /a/ (for one´s eyes, one´s mind) to remain fixed on. 4. /a/ to remain hung up on, remain stuck on.
(V.)
be attached, be affixed, catch, hook, hang out, stick, stick around, chip, tease, banter, kid, chaff, guy, haunt, impose oneself on, jam, jam in, jolly, josh, lark, lark about, lark around, lock, lock on, rally, rib, rot
to be attached, to be fastened; to get caught, to catch; to banter, to chaff, to josh, to tease, to jest, to joke, to kid; to hang out, to frequent, to haunt; to go round with sb, to go about with sb, to hobnob, to consort (with sb); to dabble (at/in sth)
Türkçe » Almanca
e Mannschaft; s Geschirr, s Besteck; e Gruppe, e Truppe.
aufziehen, foppen, hänseln, necken
hänseln, necken; sich hängen
Türkçe » Fransızca
s'attacher, se fixer, être retenu, taquiner, (birine) entreprendre
se bloquer, taquiner
Türkçe » Kazakça
tïisw
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.