Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe tablo

    Türkçe

    isim (ta'blo) Fransızca tableau
     
    1 .    Bez, tahta, kâğıt gibi maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel veya kara kalem resim:
           "Bu tablolardan biri gölge oyunu hâlinde karikatürize edilmişti."- H. Taner.
           "Hırsından bazılarına tablomu bedava verdim, alın, götürün, diye bağırdım."- H. C. Yalçın.  
    2 .    Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi.  
    3 .  mecaz  Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara:
           "Talebelik günlerimizden bazı tabloları çizmeye çalışacağım."- H. F. Ozansoy.  
    4 .   tiyatro  Bir perdenin dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü.

  • Türkçe

    Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


    Bir sahne yapıtındaki ana bölümlerin iç kesimi.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. (tablo) 1. Bez, tahta, kâğıt vb. maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel veya kara kalem resim: “Hırsından bazılarına tablomu bedava verdim, alın, götürün diye bağırdım.” -H. C. Yalçın. 2. Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi: Çarpım tablosu. Kronoloji tablosu. 3. mec. Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara: “Talebelik günlerimizden bazı tabloları çizmeye çalışacağım.” -H. F. Ozansoy. 4. tiy. Bir perdenin dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü.

  • Türkçe

    Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü


    (Resim) Bez ya da tahta üzerine yapılmış boya resim. a. bk. resim bezi, kasnak, boyaresim.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Bez, tahta, kâğıt gibi maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel veya kara kalem resim: § “Nikotinin cümle asabiye üstündeki tesiri, Mikclanj’ın bir tablosunun tesirinden fazladır.” -Peyami Safa, Canan, 200. § “Yeni hakikatler keşfetmiş bir âlimin, dâhiyane tablolar yapmış bir ressamın, yeni makineler icat etmiş bir mütefenninin hünerleri, iyi bir adamın fazileti karşısında pek sönük kalır.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 496. § “Bu resim, ailemizin canlı bir tablosu gibidir.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 309. § “Odanın üç duvarı da kitaplar, seçme tablolar, kazanılmış ödüllerle doludur.” -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar: Bir Kahramanın Ölümü, 273. § “Fütürist tablo gibi sade göz, sade kulak ve tecessüs.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 30. § “En güzel bir heykeli, en güzel bir tabloyu sena ettikleri zaman “tabi atı güzel taklit etmiş” demezler mi?” -Ahmet Midhat Efendi, Yeryüzünde Bir Melek, 65. § “Duvarda yağlı boya bir iki tabloyla ev sahibinizi yağlı boya bir tasviri vardı.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Diyorlar Ki, 33. § “Ramazan Bayram muahezesi beklemek bir duvar boyacısından en güzel tabloların tashihini, dülgerlerden eski Yunan statue’lerinin tanzimini intizar etmek değil midir?” -Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri II, s.14. § “Birkaç tablo, yazıhane, kanepe, koltuk…” -Reşat Nuri Güntekin, Yaprak Dökümü, s.19. § “… bazı savaş tabloları da bulunmakta…” -Ahmet Rasim, Tarih ve Muharrir, 60. § “Nasıl ki tablonun çerçevesi en az kıymetidir.” -Necip Fazıl Kısakürek, Bir Adam Yaratmak, 31. § “…O masalları resimleyen ressamlara uygun bir mutluluk tablosu olduğunu düşünüyordum.” -Orhan Pamuk, Beyaz Kale, 42. § “Bir gün dostlarından bir eleştirmeci ona, tablolarına acayip renkler acayip şekiller koymasını öğütlemiş.” -Nurullah Ataç, Dergilerde Deneme, 94. § “… camlarından bakınca, duvarlarındaki ünlü dört mevsim tabloları ile, bir zamanların ünlü ‘Markiz’ini terkedilmiş ve kederli, görüyorsunuz.” -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 147. 2. Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi: § “Bir insanın doğduğu aya göre kaderinin üzerinde yıldızların tesirini belirten oraskop tablolarında Meral’in karakterini aradık.” -Peyami Safa, Yalnızız, 204. § “Gerçi Georg Brandés de Avrupa edebiyat akımlarının bir tablosunu tasarlamıştır.” -Cemil Meriç, Kırk Ambar, 41. 3. mec. Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara: § “Cumhuriyet inkılabı tablosunun çerçevesini boş kalmaktan kurtaracak, onu tamamlayacak ve romantik devresinden realist devresine geçmesini sağlayacak temelli inkılap budur.” -Peyami Safa, Din, İnkılap, İrtica, 114. § “... onun hayatını donuklaştıran tablonun bütün o harikulade güzel renklerini görebilseydiniz...” -Ruşen Eşref Ünaydın, C. IX, 146. § “Anadolu kasabalarının canlı ve realist tabloları takip edecekti.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 38. § “… korkunç bir tablo uzatıyordu.” -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp’ten Kosova’ya, 26. § “Korkunç tabloyu seyrederken bu levhayı resimleştirmesini istediler.” -Necip Fazıl Kısakürek, İhtilal, 70. § “Bu saadet tablosunun çok da uzun sürmeyeceğini ele veren tek şey la Loca’nın zaman zaman buğulanan gözleriydi.” -Elif Şafak, Şehrin Aynaları, 165. § “bu son kelimeyi yazmıştım ki hatırımda unutulmaz eski bir tablo canlandı” -Nurullah Ataç, Söyleşiler, 138. § “… irili ufaklı sorumluları, şu tabloyu ibretle okuyun…” -Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 142.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe tablo

    İngilizce

    1. painting, picture. 2. large, detailed plan (hung on a wall). 3. table: çarpım tablosu multiplication table, times table. 4. view, panorama, picture. 5. striking description. 6. instrument panel, instrument board (of a machine). 7. theat. scene acted out in one setting.

  • İngilizce

    (N.)
    painting, picture, tableau, chart, table

  • İngilizce

    painting, picture; scene, view; table; schedule

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe tablo

    Almanca

    Gemälde n; Malerei f; Tabelle f

  • Almanca

    s Bataillon.

  • Almanca

    Ansicht [die], Bild [das], Gemälde [das], Malerei [die], Tabelle [die]

  • Almanca

    Gemälde

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe tablo

    Fransızca

    tableau [le], table [la]

  • Fransızca

    tableau

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe tablo

    Azerice

    tablo/cədvəl

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe tablo

    Lehçe

    malowidło

  • Lehçe

    obraz

  • Lehçe

    tabela

  • Lehçe

    wizerunek

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.