Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe oyun

    Flemenkçe

    het spel; voorstelling; het stuk; het toneelstuk

Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe öyün

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Yemek: Ne oyun pişirdin? 2. Yemek zamanı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Öğün “(yemek için) kez

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kez : Bugün iki öyün ders çalıştık.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    1. Belli yemek zamanında yenen şey, yemek. 2. Zaman, vakıt.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Yemek : Öyün pişti mi? 2. Pilav. 3. Bir kezde yenen yemek. 4. Sabah ve akşam yemeği. 5. Yemek vakti.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Vakit.

  • Türkçe oyun

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Öğün, kez (yemek için).

  • Türkçe

    Alantopu Terimleri Sözlüğü


    Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyle elde edilen sonuç; şöyle ki, kazanan yan öbüründen en az iki sayı artık olsun. Yoksa oyun bu durum sağlanıncaya dek sürer.

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    oyun, yarış

  • Türkçe

    Eğitim Terimleri Sözlüğü


    Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik.

  • Türkçe

    Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


    1. Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. 2. Oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı.

  • Türkçe

    Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


    Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence: Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur. 2. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. 3. Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü: Zeybek oyunu. 4. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. 5. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma: Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları. 6. Şaşkınlık uyandırıcı hüner: Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu. 7. Kumar: ?Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar.? -P. Safa. 8. sp. Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. 9. sp. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. 10. mec. Hile, düzen, desise, entrika: ?Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir.? -H. Taner.

  • Türkçe

    Güreş Terimleri Sözlüğü


    Güreşçinin alıştırmalar sonunda kazandığı bedensel güç ve teknik yeteneklerini kapsayan, karşı güreşçiyi yenmek için uyguladığı, kuralları belli eylem.

  • Türkçe

    Halkbilim Terimleri Sözlüğü


    Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenme oyunu, ölüm oyunu, erlik oyunu, erginlik oyunu.

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    Sinema/TV. 1. Oyunluktaki belli bir kimseyi canlandırma işi. 2. Bu işin yapılış biçimi.

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    bk. televizyon oyunu

  • Türkçe

    Tiyatro Terimleri Sözlüğü


    1. Tiyatro gösterisi. 2. Oynanmak üzere yazılmış yapıt. 3. Bir sahne sanatçısının oyunu.

  • Türkçe

    isim
     
    1 .    Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence.  
    2 .    Kumar:
           "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa.  
    3 .    Şaşkınlık uyandırıcı hüner.  
    4 .    Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.  
    5 .    Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü:
           "Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar.  
    6 .    Sahne veya mikrofonda oynamak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.  
    7 .    Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.  
    8 .    Hile, düzen, desise, entrika:
           "Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner.  
    9 .   spor  (güreşte) Hasmını yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.  
    10 .   spor  (teniste) Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    oyuna çıkmak
    oyuna gelmek
    oyuna getirmek
    oyuna kurban gitmek
    oyun almak
    oyun bağlamak
    oyun bozmak
    oyun çıkarmak
    (birine) oyun etmek
    oyun kurmak
    oyun oynamak
    oyunu almak
    oyun vermek
    oyun yapmak  

    Birleşik Sözler

    oyun alanı
    oyunbaz
    oyunbozan
    oyun ebesi
    oyun havası
    oyun kâğıdı
    oyun kurucu
    oyun masası
    oyun sahası
    oyun salonu
    oyun yazarı
    oyun yazarlığı

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Zaman, vakit.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Ozan.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yoğurt.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Zaman, öğün.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Övün; kere; kez; defa. || bir oyun: bir defasında || her oyun: her defasında || oyun tayın tanımamak: varlı vakitsiz yiyip içmek

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Hile

  • Türkçe

    Yazın Terimleri Sözlüğü


    Sahnede oynanmak üzere yaratılmış yazın yapıtı.

  • Türkçe oyûn

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Oysa

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe oyun

    İngilizce

    1. game. 2. play, theatrical presentation. 3. dance, folk dance. 4. trick, ruse. 5. wrestling a movement designed to throw one´s opponent off guard. –– almak to win a game. –– çıkarmak (for an acting troupe) to put on a performance; (for a team) to play a game. –– etmek/oynamak/yapmak /a/ to play a trick on, pull a fast one on, hoodwink, dupe. –– ebesi the person who is “it” in a game. ––a gelmek to be deceived, be hoodwinked, be duped. ––a getirmek /ı/ to deceive, hoodwink, dupe. –– havası tune (which accompanies a folk dance). –– kâğıdı (a) playing card. –– vermek 1. to put on a theatrical production, put on a play. 2. to lose a game. –– yanmak (for a game) to be spoilt.

  • İngilizce

    (N.)
    play, game, performance, stage play, act, acting, dance, sport, trick, canard, device, frolic, hoax, presentment, representation, wheeze, spectacle

  • İngilizce

    game; play, performance; drama; dance; trick, ruse, game, hoax, prank

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe oyun

    Almanca

    s Spiel; e Vorstellung, s Theaterstück.

  • Almanca

    Spiel [das], Aufführung [die], Darbietung [die], Finte [die], Partie [die], Praktik [die], Schabernack [der], Streich [der], Tanz [der], Schauspiel [das], Theaterstück [das], Stück [das], Vorstellung [die], Drama [das]

  • Almanca

    Spiel; Vorstellung, Theaterstück

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe oyun

    Fransızca

    jeu [le], danse [la], théâtre [le], tour [le], manigance [la], spectacle [le], farce [la], fraude [la]

  • Fransızca

    jeu, pièce (de théâtre)

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe oyun

    Azerice

    oyun

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe oyun

    Lehçe

    gra

  • Lehçe

    luz

  • Lehçe

    sztuka

  • Lehçe

    zabawa

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe oyun

    Japonca

    asobi oyuncak omocha

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe oyun

    Arnavutça

    1. farsë (lojërat politike)
    2. pjesë, dramë teatrale

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe oyun

    Kazakça

    aldaw

  • Kazakça

    oyın

  • Kazakça

    pesa

  • Kazakça

    qwlıq

Azerice  Azerice » Türkçe  Türkçe
  • Azerice oyun

    Türkçe

    oyun

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.