Türkçe » Türkçe
(-i durum ekiyle kullanılan fiil, -e durum ekiyle kullanılan fiil)
1 . Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak:
"Bu konak için de yine senelerden beri aynı şeyi söylerim."- R. N. Güntekin.
2 . Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak:
"Hececiler kendilerinden sonra yeni bir edebî neslin yetişmediğini söylüyorlar."- S. F. Abasıyanık.
3 . Bir şeyin yapılmasını sözle istemek:
"Biraz sonra nazırın yine beni istediğini söylediler."- F. R. Atay.
4 . Türkü, şarkı vb. okumak:
"Kanto söyler gibi hareketler ve taklitlerle söylediği şarkılar pek eğlenceli şeylerdi."- R. N. Güntekin.
"Bütün saz şairleri gibi duyarak, kendini güfteye vererek söylüyordu."- H. Taner.
5 . Yazmak, düzmek.
6 . Haber vermek:
"Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler."- A. Ş. Hisar.
7 . Önceden bildirmek, tahmin etmek:
"Bir değil iki tane olduğunu size söylemiştim."- R. H. Karay.
8 . mecaz Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak:
"Ne söyler bu türküler / Ay karanlık gecelerde yüzen gemiler."- N. Cumalı.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
söylemediğini bırakmamakGüncel Türkçe Sözlük
Tarama Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. /ı/ to say, utter (something); /ı, a/ to say (something) to (someone), tell (someone) (something): Bana Fatma´nın evde olmadığını söyledi, ama inanmadım. She told me that Fatma wasn´t at home, but I didn´t believe her. 2. /ı/ to tell (someone to do something): Akşam yemeğini hazırlamamı söyledi. She told me to fix supper. Ona söyle, oraya gitmesin. Tell her not to go there. 3. /a/ to speak to, direct one´s words to. 4. /ı/ to sing (a song); to recite (a poem).
(V.)
bade, say, tell, speak, utter, give voice to, deliver, sing, affirm, confess, air, apprise, assert, aver, bid, break, call, couch, drop, enunciate, hazard, impart, name, observe, order, pass, pronounce, remark, report, s
to say, to tell, to speak, to remark; to declare; to utter; to sing (a song); to confess; to confide, to divulge, to let on
Türkçe » Almanca
murren.
sagen, sprechen, aussprechen, äußern, bemerken, benennen, erzählen, meinen, reden, vorbringen, auftischen; (þarký) trällern; (selam) bestellen
sagen; bestellen
Türkçe » Fransızca
dire, parler, émettre, proférer, prononcer, toucher
chanter (une chanson), déclarer, dire (un poème)
Türkçe » Azerice
söyləmək
Türkçe » Lehçe
głosić
mówić
powiedzieć
Türkçe » Japonca
iu
Türkçe » Arnavutça
flas
Türkçe » Kazakça
aytw
söylew
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.