İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce rein

    İngilizce

    n. long thin strap on an animal's harness; means of control, restraint

  • İngilizce

    v. control, restrain; control an animal by pulling on the reins

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce rein

    Türkçe

    (N.)
    [reɪn]
    dizgin, idare, kontrol, dizginleme

  • Türkçe

    i., gen. çoğ. dizgin, yular. f. in/up dizginini çekip durdurmak.

  • Türkçe

    dizgin

  • Türkçe

    kontrol

  • Türkçe

    idare

Almanca  Almanca » Türkçe  Türkçe
  • Almanca rein

    Türkçe

    temiz-duru-saf-berrak

  • Türkçe

    {rayn} temiz; salt, öz; duru; içeri(ye).

  • Türkçe

    içeriye; içine; saf, arı, katışıksız; temiz, pak; duru, berrak; net, safi; büsbütün, tamamıyla

  • Türkçe

    l. halis, saf, salt, an, sirf, katisiksiz; pej. buz gibt 2. (sauber) temiz, pak 3. (klar) berrak, duru, seffaf, say-dam, parlak 4. (Gewinn) safi. net 5. mus. falsosuz, tarn 6. (untadelig) saffetli; elmas gibi; ismetli 7. (Adv.) (gänzlich) büsbütün. tamamiyle, katiyen; tarn manasiyle; Die Luft ist ^. l. Hava temizdir. 2. ßg. Korkulacak bir sey yoktur. -en Tisch machen (mit et.) halletmek, bertaraf etm. ortadan kaldirmak; ~ zufällig tesadüf eseri olarak; -en Mund halten ßg. a§zini siki tutmak; ^ wissenschaftliche Ziele sirf ilm? gayeler; -es Vergnügen cöpsüz üzüm; aus -em Zucker hergestellt halis sekerden mamul; -er Alkohol saf ispirto; alkol absolü; -es Türkisch öztürkce; Vorkämpfer m für -es Türkisch öztürkceci; Streben n nach -em Türkisch öztürkcecilik;/-m –en Wein einschenken ßg. b-ne hakikati bütün ciplakhglyle anlatmak; die -e Wahrheit mahzi hakikat; et. ins -e bringen halletmek; yoluna koymak; nicht ins -e kommen l. (mit j-m) biriyle alip verememek; biriyle anlasamamak 2. (mit et.) a) bsi anlayamamak b) bsi basaramamak; im -en sein l. (mit j-m) biriyle anlasmi§ olm. 2. (mit et.) bsin pürüzlerini kaldirmis olm.; bir meseleyi halletmi? olm. 3. (mit sich selbst) bsi müdrik olm.; ne yapaca^mi kesin olarak bil-mek; ms -e schreiben temize (od. beyaza) cekmek; tebyiz etm.; von -stem Wasser ßg. halis muhlis; özbeöz; su katil-mamis: katiksiz

Fransızca  Fransızca » Türkçe  Türkçe
  • Fransızca rein

    Türkçe

    böbrek

  • Türkçe

    [le] böbrek

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.