Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe post

    Türkçe

    isim Farsça pust
     
    1 .    Tüylü hayvan derisi.  
    2 .  mecaz, eskimiş  Tarikatlarda şeyhlik makamı.  
    3 .  mecaz  Makam:
           "Tecrübeli bir arkadaşım ilk postuma gitmek üzere yola çıkarken bana demişti ki..."- Y. K. Karaosmanoğlu.  
    4 .    Bazı deyimlerde "can" anlamında kullanılır.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    post elden gitmek
    postu deldirmek
    postu kurtarmak
    (birinin) postuna oturmak
    postuna saman doldurmak
    postundan olmak
    postu sermek
    post vermek  

    Birleşik Sözler

    post kavgası
    postnişin    

  • Türkçe

    Biyoloji Terimleri Sözlüğü


    Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olan derisi.

  • Türkçe

    Biyoloji Terimleri Sözlüğü


    Yunanca sonra anlamına gelen ön ek.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Tüylü hayvan derisi: “Belinde ince bir ceylan postu, sırtında ağaç liflerinden örülmüş kaba bir atkı vardı.” -A. H. Müftüoğlu. 2. mec. ve esk. Tarikatlarda şeyhlik makamı: Hacı Bektaş postu. 3. mec. Makam: “Kiminin meselesi geçim, kiminin seçim, kiminin post.” -O. V. Kanık. 4. Bazı deyimlerde “can” anlamında kullanılan bir söz.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (biyoloji)

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Şişman, tembel.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Biçilmiş otların tırmıkla toplanmış durumu.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Seccade.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Far. pust) post

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    Yapağı içeren koyun derisi.

  • Türkçe

    Zooloji Terimleri Sözlüğü


    Herhangi bir hayvanın, işlenmiş ya da işlenmemiş olarak derisi.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    tüylü hayvan derisi.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    f. Tüylü hayvan derisi. * Mc: Makam, mevki

  • Türkçe Post

    Türkçe

    Osmanlıca


    f. Tüylü hayvan derisi. * Mc: Makam, mevki.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe post

    İngilizce

    -tu 1. (dressed or undressed) skin, pelt (with its hair, wool, or fur still on it). 2. (used sarcastically) post, office, position. 3. the position of sheikh in a dervish order. 4. made of a skin or pelt. ––unu çıkarmak /ın/ 1. to skin (an animal). 2. to beat the daylights out of (someone). ––u deldirmek slang to be hit by a bullet; to be winged. –– elden gitmek 1. to be killed, be bumped off. 2. to lose one´s position or power. –– kalpak sheepskin cap. –– kapmak to obtain a position, get oneself promoted to a position; to do someone out of his post. –– kavgası struggle over who´s to get an official position. ––u kurtarmak to save one´s skin, manage to escape death. ––una saman doldurmak /ın/ to kill, fill (someone) full of lead. ––u sermek 1. (for a guest) to stay on and on with no apparent thought of leaving. 2. to hold on to one´s position as if one will never quit it. ––u vermek to die, give up the ghost.

  • İngilizce

    (N.)
    skin, fur, coat, hide, pelt, fell

  • İngilizce

    skin, hide, pelt, fur, coat

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe post

    Almanca

    s Fell.

  • Almanca

    Fell [das], Haut [die], Pelz [der]

  • Almanca

    Fell

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe post

    Fransızca

    curée [la]

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe post

    Arnavutça

    gëzofa

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe post

    Kazakça

    teri

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce POST

    İngilizce

    n. series of self-tests that a computer performs at startup (Computers)

  • İngilizce post

    İngilizce

    n. mail; column; opinion; role; doorpost; message sent to a newsgroup or mailing list (Computers); position, job placement

  • İngilizce

    v. assign to a position or duty, station; publicize, advertise; inform; send electronic mail to a newsgroup (Computers); send by mail; move up and down in a saddle (Equitation); travel quickly

  • İngilizce

    pref. after, later, subsequent to

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce POST

    Türkçe

    (N.) POST (Power On Self Test)
    [pəʊst]
    nokta, posta, kurye, mektup [brit.], direk, sütun, kolon, kazık, nöbet, nöbet yeri, kışla, karakol, garnizon, yer, küçük ticaret merkezi, iş

  • İngilizce post

    Türkçe

    (Pref.)
    [pəʊst]
    sonraki, sonra, sonrası

  • Türkçe

    (V.)
    [pəʊst]
    postalamak, posta ile göndermek, bilgi vermek, aydınlatmak, yapıştırmak (ilan), asmak (afiş), ilan yapıştırmak, ilan etmek, afişe etmek, yerleştirmek [ask.], dikmek (nöbetçi), atamak, tayin etmek, görevlendir

  • Türkçe

    önek sonra.

  • Türkçe

    posta; (yarista) baslama noktasi, bitis noktasi; direk, kazik; is, görev; nöbet, posta; garnizon, kisla; polis noktasi, karakol, postaya atmak, postalamak; ilan etmek; yerlestirmek, dikmek, koymak; (adam) göndermek, tayin etmek, atamak

  • Türkçe

    v.postala:n.posta

  • Türkçe

    afişe etmek

  • Türkçe

    aktarmak (kayıt)

  • Türkçe

    asmak (afiş)

  • Türkçe

    atamak

  • Türkçe

    aydınlatmak

  • Türkçe

    bilgi vermek

  • Türkçe

    dikmek (nöbetçi)

  • Türkçe

    direk

  • Türkçe

    garnizon

  • Türkçe

    görevlendirmek

  • Türkçe

    karakol

  • Türkçe

    kazık

  • Türkçe

    kışla

  • Türkçe

    kolon

  • Türkçe

    küçük ticaret merkezi

  • Türkçe

    kurye

  • Türkçe

    mektup (brit.)

  • Türkçe

    nöbet yeri

  • Türkçe

    nöbet

  • Türkçe

    nokta

  • Türkçe

    posta ile göndermek

  • Türkçe

    posta

  • Türkçe

    postalamak

  • Türkçe

    sütun

  • Türkçe

    tayin etmek

  • Türkçe

    yapıştırmak (ilan)

  • Türkçe

    yer

  • Türkçe

    yerleştirmek (asker)

  • Türkçe

    ilan etmek

  • Türkçe

    ilan yapıştırmak

  • Türkçe

    iş

Almanca  Almanca » Türkçe  Türkçe
  • Almanca Post

    Türkçe

    posta; postane

  • Türkçe

    {pos} e posta, postane.

  • Türkçe

    [die] posta; postane

  • Türkçe

    / l. posta 2. s. -amt. 3. (Korrespondenz) gelen veya giden mektuplar; ^ bekommen mektup almak; ^ ausfragen postacilik etm.; Bei der ^ war nichts für uns dabei. Postadan bize bir sey cikmadi. mit der — senden postala-mak; mit umgehender ^ i l k posta ile; Briefe zur ^ bringen mektuplan postaya götürmek

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.