Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe piyasa

    Türkçe

    isim (piya'sa) İtalyanca piazza
     
    1 .    Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar:
           "Şimdi de pazar, piyasa yerlerinde, mahalle dolaylarında tanır, sayarlar."- M. Ş. Esendal.  
    2 .    Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme:
           "Kahvenin önünden dört beş kere daha geçer, akşam piyasasını yapardım."- S. F. Abasıyanık.  
    3 .    Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat:
           "Sonbaharda, yakında açılacak tütün piyasasının haberleriyle ümitlenir, tasalanır, yüzleri bir gün gülerse beş gün kederli kalırdı."- N. Cumalı.  
    4 .   ekonomi  Arz ve talebin karşılaştığı alan.  
    5 .    Ortalık:
           "Bunlardan bir kısmı bugün piyasada alaturka çalgıcılığın en ileri gelenlerindendir."- O. C. Kaygılı.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    piyasa etmek
    piyasaya çıkmak
    piyasaya düşmek

    Birleşik Sözler

    piyasa bedeli
    piyasa değeri
    piyasa fiyatı
    piyasa ekonomisi
    piyasa yeri
    açık piyasa
    dış piyasa
    düşen piyasa
    peşin piyasa
    yükselen piyasa    

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. (piyasa) 1. Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar: “Şimdi de pazar, piyasa yerlerinde, mahalle dolaylarında tanır, sayarlar.” -M. Ş. Esendal. 2. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme: “Kahvenin önünden dört beş kere daha geçer, akşam piyasasını yapardım.” -S. F. Abasıyanık. 3. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat: “Sonbaharda, yakında açılacak tütün piyasasının haberleriyle ümitlenir, tasalanır, yüzleri bir gün gülerse beş gün kederli kalırdı.” -N. Cumalı. 4. ekon. Arz ve talebin karşılaştığı alan. 5. Ortalık: “Bunlardan bir kısmı bugün piyasada alaturka çalgıcılığın en ileri gelenlerindendir.” -O. C. Kaygılı.

  • Türkçe

    İktisat Terimleri Sözlüğü


    Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam.

  • Türkçe

    Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü


    satak. ~ fîâtı: satak ederi.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    (I) 1. Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar: § “İzdivaç piyasasında bir nevi esham ve hisse senedi gibi efektif rolü oynardı.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Sahnenin Dışındakiler, 70. § “Bir yandan da Avrupa piyasasının ihtiyaçlarına en uygun biçimde işletmelidir.” -Peyami Safa, 20. Asır Avrupa ve Biz, 192. § “Bir, serbest piyasa ekonomisi... tutturmuşlar.” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 214. § “Bu piyasa oldukça mühimdir.” -Ahmet Rasim, Şehir Mektupları, 32. § “Beş para; beş kuruşun kırkta biri ve bugün artık piyasada kalmamış bir kıymet…” -Necip Fazıl Kısakürek, O ve Ben, 26. § “Piyasada mal yok.” -Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, 160. § “Kibrit kutusundan yapılan maket ise âdeta piyasaya tesir etti.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 358. § “ -Anladım amma, şimdi piyasada kesat var, papel çokluk düşmüyor.” -Peyami Safa, Sözde Kızlar, 80. § “Araba bulmak için çifte havuzlar’a döndükleri vakit piyasa başlamıştı.” -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 77. § “Her şey mümkündür piyasada; yalnız Keleşoğlu firmasının, ticari haysiyeti lekelenemez.”- Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 386. 2. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme: § “Rıhtım üzerinde piyasa eden ahalinin kâffesinin enzar-ı temaşası Timsah Vapuru üzerine teveccüh eyledi” -Ahmet Midhat Efendi, Hayret, 85. § “Parlak üniformalı ecnebi zabitleri artık kollarında Rum, Ermeni, kızlarıyla sokakta piyasa yapmıyorlar…” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 27. § “Şimdi taşra kentinde akşam piyasasına çıkmış iki küçük memur olarak kol kola giriyoruz.” -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi, 274. § “Ben artık bir aşağı bir yukarı piyasaya başladım.” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 360. § “Bazımız da konuşarak piyasa ederiz.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 45. 3. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. 4. ekonomi Arz ve talebin karşılaştığı alan: § “Piyasanın durgunluğunu, hayatın ağırlığını, devlet memuriyetinde belirli bir gelirle çalışanların saadetini anlardı.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 11. § “Aklını piyasa sorunlarına takan yazarımızdan isek...” -Adalet Ağaoğlu, Geçerken, 124. § “… âdeta Mısır Piramitleri’nden ödünç alınmış şaşırtıcı şekliyle, Koy’un asıl sahibi olduğunu ürküterek hissettiriyordu.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 16. § “Piyasa araştırması…” -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar-Çok Uzak Fazla Yakın, 436. § “… Almanya’nın Türkiye’ye uzanması salt geniş bir piyasaya ulaşma amacının yanı sıra…-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 131. 5. Ortalık: § “Aksi gibi piyasada dolaşan bu temalar, çoğu zaman halkın kalkınmasını geciktiren geri düşüncelerin, duyguların ta kendisi.” -Nurullah Ataç, Dergilerde Deneme, 99. 6. Kötü niyetli pazarlama, dolandırma:§ “Bu kadar vukuat gördüm. Ben öyle piyasalara, pehpehlere gelir miyim?” -Ahmet Midhat Efendi, Gönüllü, 174.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe piyasa

    İngilizce

    1. market (trade in or demand for a specified thing). 2. the market, buying and selling, trading. 3. the market price. 4. strolling, promenading. 5. public, public places: Birkaç gün piyasada görünme! Stay out of sight for a few days! Ali piyasadan kayboldu. Ali´s gone underground./Ali´s disappeared. ––ya çıkmak 1. (for something) to come on the market. 2. to go out for a promenade, go out for a stroll. ––ya düşmek 1. (for something) to be plentiful, be available everywhere, be on the market in large quantities. 2. (for a woman) to start to lead a (sexually) promiscuous life. –– etmek to promenade, stroll about.

  • İngilizce

    (N.)
    market

  • İngilizce

    market

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe piyasa

    Almanca

    r Bummel; r Markt.

  • Almanca

    Absatzgebiet [das], Markt [der]

  • Almanca

    Bummel; Markt

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe piyasa

    Fransızca

    marché [le]

  • Fransızca

    marché

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe piyasa

    Flemenkçe

    markt

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe piyasa

    Kazakça

    bazar

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.