Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe parmak

    Türkçe

    isim
     
    1 .    İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri:
           "Uzun, sinirli parmakları locanın kenarında uzanmış, boksörün kulağını koparıyordu."- R. N. Güntekin.  
    2 .    Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri.  
    3 .    İngiliz uzunluk ölçüsü olan ayak'ın (fut) on ikide biri, inç, pus. 25,4 mm ye eşittir.  
    4 .  eskimiş  Zira (I) ve arşın'ın yirmi dörtte biri; 3 cm kadar gelir.  
    5 .  sıfat  El parmağının eni kadar olan.  
    6 .  sıfat  Koyu sıvılara daldırıp çıkarılınca parmağa bulaşan (miktar).  
    7 .  mecaz  Bir işe karışmış olma ilgisi.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    parmağı ağzında kalmak
    parmağına dolamak
    (birini) parmağında oynatmak
    (birinin) parmağını aramak
    parmağını bile kıpırdatmamak (veya oynatmamak)
    parmağının ucuyla (veya ucunda) çevirmek
    parmağını yaranın üzerine basmak
    (bir işte) parmağı olmak
    (bir işte) parmağı var
    parmak atmak
    (bir yere) parmak basmak
    parmak bozmak
    parmak ısırmak
    parmak ısırtmak
    parmak kadar
    parmak kaldı
    parmak kaldırmak
    parmakla gösterilmek
    parmaklarını (birlikte) yemek
    parmakla sayılmak
    parmak yalamak

    Birleşik Sözler

    parmak hesabı
    parmak izi
    parmak tatlısı
    parmak üzümü
    gelinparmağı
    gösterme parmağı
    hanımparmağı
    işaret parmağı
    salâvat parmağı
    şahadet parmağı
    vezirparmağı
    yüzük parmağı
    iki parmaklı
    kalem parmaklı
    üç parmaklı  

  • Türkçe

    Biyoloji Terimleri Sözlüğü


    El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup başparmak dışında, her biri üç küçük kemikten oluşan uzantılar. Dijit.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. anat. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri: “Parmaklarımızla masanın tahtasında tempo tutuyoruz.” -A. Ağaoğlu. 2. sf. Eni bu organ kadar olan: Değneği iki parmak kısaltmalı. 3. sf. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan: Bir parmak bal. 4. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. 5. mat. İnç. 6. mec. Bir işe karışmış olma ilgisi: Bu işte onun parmağı var. 7. esk. Arşının yirmi dörtte biri.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (biyoloji, zooloji)

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Bir çeşit ekmek.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Araba tekerleğinin ortasını tekerleğin çevresine bağlayan çubuklar.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Bağ çubuğunun, dal olarak büyümesi için budarken bırakılan bölümü.

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    El ve ayak tarak kemiklerine bağlı olan ve hayvan türlerine göre değişik sayıda kemikten oluşan uzantılar, digitus, daktilus.

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    Araba tekerleklerinde göbek ile çenberi birbirine bağlayan ağaç deynekler. (Yukarıkaşıkara *Yalvaç -Isparta; Gölbaşı *Çankaya -Ankara; Eskil, Yenikent *Aksaray -Niğde)

  • Türkçe

    Zooloji Terimleri Sözlüğü


    El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup baş parmak dışta kalmak üzere, herbiri 3 küçük kemikten meydana gelmiş bulunan uzantılar.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe parmak

    İngilizce

    1. finger. 2. toe. 3. spoke (of a wheel). 4. bar, rail (in a railing or grill); baluster. 5. inch (2.5 centimeters). 6. finger (measure used to determine the amount of liquid in a glass). 7. the amount of material that will stick to a finger: bir parmak bal a taste of honey. 8. the length of a finger (used in making rough measurements). ––ı ağzında kalmak to be greatly astonished, be open-mouthed with amazement; to marvel at something wonderful. –– atmak to make trouble, stir up a stink. –– basmak 1. /a/ to draw attention to (a point). 2. to put one´s thumbprint on (a document) (in lieu of a signature). ––ımı basarım. colloq. You mark my words! ––ını bile oynatamamak/kıpırdatamamak not to be able to move a muscle (owing to fatigue). ––ını bile oynatmamak/kıpırdatmamak not to lift so much as a finger (to help). –– bozmak (for children) to be on the outs with each other. ––ına dolamak/sarmak /ı/ to get (something) on the brain. ––la gösterilmek 1. to be a person of distinction, be famous. 2. to be small in number, be so few one can count them on the fingers of one hand (as it were). –– hesabı 1. (doing arithmetic by) counting on one´s fingers. 2. metrical system based on a count of syllables. –– ısırmak to be greatly astonished, be open-mouthed with amazement; to marvel at something wonderful. –– ısırtmak /a/ to leave (someone) open-mouthed with astonishment; to cause (someone) to marvel. –– izi fingerprint, dactylogram. –– kadar small, mere slip of a (child). –– kaldı almost, very nearly. –– kaldırmak 1. to raise one´s hand (with only the index finger extended) (done as a means of asking permission to speak). 2. to vote in favor of a motion. –– kapı 1. gate made of vertical bars. 2. hinged window grate. ––ı olmak /da/ to have a finger in (something), have something to do with (something). ––ında oynatmak /ı/ to twist (someone) around one´s little finger, dominate (someone) completely. ––ını oynatmak to give a bribe, grease someone´s palm. –– parmak finger-shaped, fingerlike. ––la sayılmak to be so few one can count them on the fingers of one hand (so to speak). ––ını sokmak /a/ to interfere in, meddle in (something); to stick one´s oar in. –– tatlısı a sweet, finger-shaped pastry. ––ının ucunda/ucuyla çevirmek /ı/ to do (something) easily and skillfully. ––ının ucunu göstermemek (for a woman) to cover herself so that a man may see no part of her body whatsoever. –– usulü metrical system based on a count of syllables. –– üzümü a grape whose fruit is somewhat elongated. ––ını yaranın üzerine basmak to put one´s finger on the real problem. ––larını (birlikte) yemek to find a food very much to one´s liking, relish every mouthful of a food.

  • İngilizce

    (N.)
    finger, toe, digit, hand, hook

  • İngilizce

    finger; toe; (tekerlek) spoke; inch

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe parmak

    Almanca

    r Finger; e Zehe.

  • Almanca

    Finger [der]; Sprosse [die]

  • Almanca

    Finger; Zehe

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe parmak

    Fransızca

    doigt [le]

  • Fransızca

    doigt

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe parmak

    Azerice

    barmaq

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe parmak

    Lehçe

    palec

  • Lehçe

    paluch

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe parmak

    Yunanca

    (το) δάκτυλο

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe parmak

    Japonca

    yubi

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe parmak

    Kazakça

    barmaq

  • Kazakça

    sawsaq

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.