Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe oynatmak

    Türkçe

    (-i durum ekiyle kullanılan fiil)
     
    1 .    Oynamasını sağlamak:
           "Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı."- P. Safa.  
    2 .    Kımıldamasına yol açmak:
           "Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi."- M. Ş. Esendal.  
    3 .    Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak.  
    4 .  mecaz  Korkutmak, heyecanlandırmak.  
    5 .  mecaz  Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak.  
    6 .   tiyatro  Sahneye koymak:
           "Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız."- H. E. Adıvar.  
    7 .    Bir araç, gereç kullanmak:
           "Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?"- Ö. Seyfettin.  
    8 .  (nesne almayan fiil)  Aklını yitirmek:
           "Sizinle iki gün daha çalışsam, aklımı oynatabilirim."- F. R. Atay.

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    oynatmak

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (-i) 1. Oynamasını sağlamak: ?Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı.? -P. Safa. 2. Kımıldamasına yol açmak: ?Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi.? -M. Ş. Esendal. 3. (nsz) Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak: Ayı oynatmak. 4. (nsz) Bir araç, gereç kullanmak: ?Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?? -Ö. Seyfettin. 5. (nsz) Aklını yitirmek: ?Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim.? -F. R. Atay. 6. mec. Korkutmak, heyecanlandırmak: Yüreğimi oynattın. 7. mec. Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak: Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor. 8. (nsz) tiy. Sahneye koymak: ?Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız.? -H. E. Adıvar.

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    Sinema Bir filmin izleyicilere gösterilmesi işi.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sara hastalığına tutulmak.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe oynatmak

    İngilizce

    1. /ı/ to manipulate (a puppet, a marionette); to put on (a puppet show). 2. /ı/ to make (someone) dance. 3. /ı/ to make (something) move. 4. /ı/ to allow (something) to be played or performed. 5. /ı/ to keep (someone) amused. 6. /ı, la/ to allow (one child) to play with (another). 7. to go off one´s rocker, lose one´s mind, go off one´s nut.

  • İngilizce

    (V.)
    move, dislocate, make play, run, wriggle, wiggle, budge, dance, dandle, stir, work

  • İngilizce

    to cause to play; to cause to dance; to move, to budge; to exhibit, to perform, to show; to dislocate; to go off one's head, to go mad, to flip

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe oynatmak

    Almanca

    bewegen, regen, rühren

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe oynatmak

    Fransızca

    faire jouer, bouger, déplacer, lanterner, mouvoir

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.