Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe nesne

    Türkçe

    isim
     
    1 .    Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi, maddesi olan her türlü cansız varlık, şey, obje:
           "Yoksulluk ve bilgisizlik, öyle ha deyince kolundan tutulup kapı dışarı atılacak nesneler değildir, elbet."- N. Cumalı.
           "Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil."- S. M. Alus.  
    2 .   felsefe  Öznenin dışında kalan her konu, obje:
           "Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş."- S. Birsel.  
    3 .   gramer  Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.

    Birleşik Sözler

    nesne öbeği
    belirli nesne
    belirtili nesne
    belirtisiz nesne
    ortak nesne      

  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


  • Türkçe

    Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü


    (Derleme., belirtili nesne, -ili tümleç, -ili nesne) Geçişli eylemi tümleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali bir kitap almış; Öğrenci para bulmuş, sahibine vermiş; Öğretmen ders anlatıyor; Meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb.

  • Türkçe

    Dilbilim Terimleri Sözlüğü


    bk. Fiil tümleci.

  • Türkçe

    Eğitim Terimleri Sözlüğü


    Doğal çevresinden olduğu gibi alınarak incelenmek üzere dersliğe ya da deney odasına getirilen herhangi bir konu.

  • Türkçe

    Felsefe Terimleri Sözlüğü


    (Lat. objectum = karşıda bulunan, karşıya konan) : 1. (Genellikle) Karşımızda bulunan şey. 2. Öznenin bağlılaşık kavramı olarak, özne ediminin, bilincin kendisine yöneldiği şey: a. Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanan nesne, kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey; bilinçte, düşünme nesnesi (konu) olarak düşünme olayının karşısında bulunan şey; düşüncel (ideal) nesne. b. Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek (real) nesne; gerçeklik olarak, dışdünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey.

  • Türkçe

    Fizik Terimleri Sözlüğü


    İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık.

  • Türkçe

    Gramer Terimleri Sözlüğü


    Cümlede öznenin, dolayısıyla fiili geçişli olan yüklemin etkilediği şahsı veya şeyi gösteren, yalın veya yükleme durumu eki almış kelime: Abdullah Efendi gecenin sükûneti içinde bu manzarayı doya doya seyretti (A. H. Tanpınar, Abdullah Efendinin Rüyaları, s. 52). Çiy, garip bir aydınlık onları içinden aydınlatıyor, çok müşahhas ve zalim bir macera sahibi yapıyordu (A. H. Tanpınar, göst. e., s. 53). Kadının yüzündeki solgunluğu merak etmese idi bunları ona soracaktı (A. H. Tanpınar, Yaz Yağmuru, s. 65). Beni başkalarının merhameti, inayeti, yahut keyif ve hevesi idare ediyordu (R. N. Güntekin, Acımak, s. 49). Sermed kendini yeniden dünyaya gelmiş sandı (S. Erol, Ülker Fırtınası, s. 70). Eve geldikleri vakit, teyzesi Müfide bir mektup uzattı (P. Safa, Şimşek, s. 178). Bir cürüm yaptığıma kani değilim. Hakarete uğradım ve cevabını verdim Siz de benim yerimde olsaydınız aynı şeyi yapardınız (P. Safa, Biz İnsanlar, s. 153). Minareyi çalan kılıfını hazırlar. Dünyayı unutmadık ne demek işte ben o gün orada anladım (K. Tahir, Esir Şehrin İnsanları, s. 201). Oğlum bana hediye göndermiş; sen bu konuda ne düşünüyorsun? Dün akşamki toplantıda gençler ilgi çekici sorular sordular vb. || Bir cümlenin nesnesini daha belirgin duruma getirmek, nitelendirmek veya pekiştirmek için nesneye, yine nesne durumunda olan açıklayıcı kelimeler eklenebilir: o kızı, o zengin kızı istiyorsun demek (H. Z. Uşaklıgil, Ferdi ve Şürekâsı, s. 107); Ben dedim, gölü görmeye gidiyorum, Karakurt gölünü (S. Faik, Bütün EserleriI: Semaver, Sarnıç: Hanımın Karısı, s. 180). İki ayaklıların dünyasını arıyor, kendi yaratacağı dünyayı (K. Tahir, Yol Ayrımı, s. 461) vb. Nesne türleri için bk. Açıklayıcı nesne, belirli nesne, belirsiz nesne.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje: “Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil.” -S. M. Alus. 2. db. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: “Ali bir kitap almış” cümlesinde “kitap” nesnedir. 3. fel. Öznenin dışında kalan her konu, obje: “Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş.” -S. Birsel.

  • Türkçe

    Mantık Terimleri Sözlüğü


    Dilsel nesne ya da dildışı nesne.

  • Türkçe

    Matematik Terimleri Sözlüğü


    1. Kategory kuramındaki temel öğelerden birisi. 2. Matematikte kullanılan yapılardan herhangi biri.

  • Türkçe

    Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü


    ayın, şey.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu


    Azerbaycan Türkçesi: tamamlıg; Türkmen Türkçesi: dooldurgıç; Gagauz Türkçesi: tamannık; Özbek Türkçesi: toldiruvçi; Uygur Türkçesi: (B.Uyg.) toluqturguçi ~ (D.Uyg.) toldurğuçi; Tatar Türkçesi: tämamlıq; Başkurt Türkçesi: tultırıwsı; Kmk: tolumluk; Krç.-Malk.: tolturuw(çu); Nogay Türkçesi: toltırgış; Kazak Türkçesi: tolıktawış; Kırgız Türkçesi: toluktooç; Alt:: toltıraaçı; Hakas Türkçesi: toldırıg;Tuva Türkçesi: nemelde; Şor Türkçesi: kojım; Rusça: dopolneniye

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Şey

  • Türkçe

    Yöntembilim Terimleri Sözlüğü


    Bir bilgi ya da yargının öznesi ya da bir yüklemin konusu.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    şey, tamlayıcı, tümleç.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    şey, herhangi bir şey

  • Türkçe Nesne

    Türkçe

    Türe Terimleri


  • Türkçe

    Osmanlıca


    şey, herhangi bir şey.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe nesne

    İngilizce

    1. thing (any nonhuman thing which has weight and takes up space). 2. gram., phil. object. –– öbeği gram. an object and its modifiers; objective clause.

  • İngilizce

    (N.)
    article, object, objective, objective case

  • İngilizce

    thing, anything þey, obje; object obje; direct object

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe nesne

    Almanca

    s Ding, s Objekt.

  • Almanca

    Ding [das], Gebilde [das], Gegenstand [der], Stück [das]; Objekt [das]

  • Almanca

    Ding, Objekt

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe nesne

    Fransızca

    chose [la], objet [le]

  • Fransızca

    chose, objet

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe nesne

    Azerice

    obyekt

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe nesne

    Flemenkçe

    het ding; zaak; het voorwerp; het object

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe nesne

    Lehçe

    dopełnienie

  • Lehçe

    obiekt

  • Lehçe

    przedmiot

  • Lehçe

    rzecz

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe nesne

    Kazakça

    buyım

  • Kazakça

    närse

  • Kazakça

    tolıqtawış

  • Kazakça

    zat

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.