Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe minyatür

    Türkçe

    isim Fransızca miniature
     
    1 .    Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı:
           "Aynı oyunu, avuç içi kadar bir minyatürden seçilmiş bir köşecikle oynuyorlar."- B. R. Eyuboğlu.  
    2 .    Bu biçimde yapılmış küçük resim.  
    3 .    Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri:
           "Ufacık, minyatür bir yüzü, aynı ufaklıkta vücudu vardı."- S. F. Abasıyanık.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı: “Aynı oyunu, avuç içi kadar bir minyatürden seçilmiş bir köşecikle oynuyorlar.” -B. R. Eyuboğlu. 2. Bu biçimde yapılmış küçük resim. 3. mec. Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri: “Ufacık, minyatür bir yüzü, aynı ufaklıkta vücudu vardı.” -S. F. Abasıyanık.

  • Türkçe

    Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü


    (Resim) Eskiden elyazması kitaplara yapılan suluboya resim. Bir noktadan bakışa, önem vermeyen, kişilerin önemine göre beti büyüklüğü dikkate alınan, ışık-gölge anlatımı ve oylum duygusunun yansıtılması bulunmayan düz boyalı resim. a. bk. kitap resmi.

  • Türkçe

    Kitaplıkbilim Terimleri Sözlüğü


    Genel olarak yazmalarda yer alan ve kendine özgü bir teknikle yapılan resim türü.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı. 2. Bu biçimde yapılmış küçük resim: § “…türlü antika eşyayla tezhipler, minyatürlerle dolu galeride bulunuyor.” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 178. § “Minyatürlerde gördüğü uzun saçlı, uzun esvaplı, elleri ve yüzleri uzun erkekleri gözlerinin önüne getiriyor.” -Peyami Safa, Şimşek, 124. § “Acem minyatürleri ürpertecek kadar zarif ve ince çizgili simasında…” -Necip Fazıl Kısakürek, Cinnet Mustatili, 162. § “Tuhaf bir resimdi; eski minyatürlere benziyordunuz.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 119. § “Fakat Sovyetler Rusyası aylarca evvel onun beş yüzüncü yıl dönümünü kutlamak için hazırlanmış, onun eserlerini ve minyatürlerini bastırmış...” -Peyami Safa, Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar, 50. § “Ve Tevfik Bey, taklitlerini minyatür işler, müzehhiplik eder gibi en hurde teferruatına kadar aynı dikkatle eda ediyor.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Bütün Eserleri, 31. § “... bir türlü antika eşyayla, tezhipler, minyatürlerle dolu galeride oluyor.” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 215. 3. Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri: § “Minyatür taklitler çoğaldıkça, ötekiler büsbütün yok oldu” -Adalet Ağaoğlu, Başka Karşılaşmalar, 12. § “Babası camideyken dükkânı bekleyen, örtülü minyatür yüzlü bir kız…” -Necip Fazıl Kısakürek, Ahşap Konak, 226. § “Beyaz Hala’nın biraz da hoyratça eline tutuşturduğu minyatür bir tavayla, küçücük bir süt kaynatma kabı arasında bir şeye benzeyen cezveyi evirip çevirdi Viki.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 82. § “Yalnız ona benzeyen, kaygan vücutlu İstanbul’lu bir orospu, Freddy Mills’in her tarafını süratle işgal ediyor; her işgal ettiği noktaya, derhal saçları radyoaktif toz zerleri olarak dağılan, yok kaşlı ve lacivert kirpikli, minyatür bir Güner’i nöbetçi diye dikiyordu.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 319. 4. mec. Ufak tefek, alımlı, güzel: § “Ne minyatür gibi bir kızdı bilseniz.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Şeyler, 146.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Eski el yazısı kitapları süslemek için sulu boya ile yapılan ince resimler hakkında kullanılır bir tâbirdir. İtalyanca "minyatura" kelimesinden alınmadır. Buna vaktiyle küçük nakış demek olan "hurde nakış" de

  • Türkçe Minyatür

    Türkçe

    Osmanlıca


    "Eski el yazısı kitapları süslemek için sulu boya ile yapılan ince resimler hakkında kullanılır bir tâbirdir. İtalyanca ""minyatura"" kelimesinden alınmadır. Buna vaktiyle küçük nakış demek olan ""hurde nakış

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe minyatür

    İngilizce

    1. miniature painting, miniature. 2. miniature version.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    miniature, cameo, pocket, vest pocket

  • İngilizce

    (N.)
    miniature

  • İngilizce

    miniature

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe minyatür

    Almanca

    e Miniaturausgabe.

  • Almanca

    Miniatur [die]

  • Almanca

    Miniaturausgabe

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe minyatür

    Fransızca

    miniature

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe minyatür

    Flemenkçe

    miniatuur; klein; nietig, sierlijk

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe minyatür

    Arnavutça

    miniature

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.