Türkçe » İngilizce
bowl, basin; pelvis havsala
(N.)
basin, bowl, washbasin, washbowl, dolly tub, washtub
(ADJ.)
pelvic
1. washtub, large pan (for washing clothes). 2. washbowl (for washing the hands and face). 3. anat. pelvis (structure of bones). (bir kızı) –– başından almak to choose an industrious wife. –– boşluğu anat. pelvic cavity.
Türkçe » Kazakça
legen
Türkçe » Arnavutça
legen
Türkçe » Yunanca
(η) λεκάνη
Türkçe » Fransızca
cuvette [la]; bassin [le]
Türkçe » Almanca
Becken, Waschbecken
Becken [das], Waschbecken [das]
s Becken, s Waschbecken.
Becken n
Türkçe » Türkçe
isim Farsça legen
1 . Genellikle, içinde bir şey yıkamak için kullanılan metal veya plastikten, yayvan kap:
"Hırkamı çıkardılar, kollarımı sıvadılar, abdest leğeninin yanına çömeldim."- Ö. Seyfettin.
"Adam, önündeki leğene eğilmiş, bardak yıkıyordu."- N. Cumalı.
2 . anatomi Bütün üstün yapılı omurgalılarda, gövdenin arka veya alt ucunda bulunan, bir yandan omurganın bel bölümüyle, öte yandan bacaklarla eklemlenen kemik çatı, havsala.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
(bir kızı) leğen başından almakBirleşik Sözler
leğen ibrikZooloji Terimleri Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu
Güncel Türkçe Sözlük
Biyoloji Terimleri Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Kazakça » Türkçe
leğen
Almanca » Türkçe
l. koymak, vazetmek 2. (nieder-) yatirmak, uzatmak 3. (ausbreiten) sermek, yaymak 4. (Schienen, Teppiche usw.) dösemek; fer§ etm. 5. (Eier) yumurtlamak; sich ^ l. yatmak, uzanmak, serilmek 2. (zu Bett) yataga yat-mak 3. (Wind) yatismak, kesilmek, düsmek, dinmek, limanlamak 4. (nachlassen) siddetiazalmak;yavaslamak; sükOnet bulmak 5. (auf et.) bütün kuvvetini bse hasret-mek 6. (ins Mittel) araya girmek; arabuluculuk etm.; die Karten ^" iskambil kägidi ile b-nin falina bakmak; zu ^ aufhören (Hühner) yumurtadan kesilmek; Leg das Papier auf den Tisch/ Kägidi masamn üstüne biraki Er hat das Buch den ganzen Tag nicht aus der Hand gelegt. Kitabi bütün gün elinden birakmadi. sich die Karten ~ lassen fala baktirmak; Hand an et. -^ bse el koymak; Das Schiff legte sich auf die rechte Seite. Gern i saga yatti. Q n l. (von Schienen usw.) fers(-iyat), döserne 2. (der Haare) mizanpli
koymak, yatırmak, yerleştirmek; sermek, yaymak; döşemek; yumurtlamak
{'le:gın} koymak, yatırmak; döşemek; de yatmak, uzanmak.
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.