Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe lamba

    Türkçe

    Ağaçişleri Terimleri Sözlüğü


    Kapı, pencere ya da kapak kenarlarına açılan, genellikle dikaçılı girinti.

  • Türkçe

    Aydınlatma Terimleri Sözlüğü


    Işık üretmek için yapılmış yapay kaynak.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. (lamba, l ince okunur) 1. Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet: “Saat kaçtı bilmiyorum, lambalar söndü / Anladım ki davetliler evlere döndü” -E. B. Koryürek. 2. Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul. 3. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.

  • Türkçe

    Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü


    Aynı kalınlık ve ende iki tahtanın geçme olarak birleştirilmesinde erkek çıkıntının gireceği dişi yuva. a. bk. yuva.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet:§ “... konsol mermerinde kırmızı şişeli kırmızı lambalar, boş şekerleme kutuları, taçlı kartvizitler.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Diyorlar Ki, 13. § “Büyük hava lambalarının aydınlattığı boş caddede tek tük insanlar...” -Peyami Safa, Sözde Kızlar, 5. § “Lambayı söndürüp ufak idare kandilini yaktı.” -Ahmet Midhat Efendi, Eski Mektuplar, 25. § “Lambanın ışığını karartacak kadar şiddetli aksırıklara rağmen uyuyordu.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahur Beste, 27. § “Lambanın aydınlığını kafi derecede parlak bulmadı.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 38. § “Fakat lambalar kararıp kahveler süpürüldüğü, gecenin ayazı romatizmalı bacaklarını sızlatmaya başlayınca…” -Reşat Nuri Güntekin, Yaprak Dökümü, 39. § “Lambayı yakmış ve bir gece minimini kırmızı fillerin meçhul yolculuğunu seyrettiği ışığın altında cebinden çıkardığı gazeteyi bir daha okumuştu.” -Nazım Hikmet Ran, Yeşil Elmalar, 62. § “Bir köşede siyah tülle örtülen lamba, odayı karanlık gösterecek surette zayıf bir ziya veriyordu.” -Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri I, 44. § “Street-Reale’da biraz dolaştık; çünki gece olmuş, elektrik lambaları yanmıştı.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 432. § “İçeri bir lambayla ve kibrit götür.” -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar-Kendini Yazan Şarkı, 389. § “... dükkân içindeki kör kör yanan şişe lambaya alık alık bakınarak...” -Ahmet Rasim, Eşkâl-i Zaman, 146. § “Gazsız bir idare lambası hâlindeki ışığından ne de utanıyor.” -Necip Fazıl Kısakürek, Bir Adam Yaratmak, 77. § “Duvardaki oyukta bir lamba ve birkaç kitap duruyordu.” -Elif Şafak, Şehrin Aynaları, 242. § “Lambanızı yakın! dedim.” -Orhan Pamuk, Sessiz Ev, 6. § “Işık isterseniz lambayı yakıverirsiniz.” -Nurullah Ataç, Söyleşiler, 171. § “Kıyı boyunca nokta nokta birleşen sokak lambaları dilsizdiler. ” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 41. 2. Radyo alıcılarında ve televizyon yayınlarında kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul: § “Evet, işte, işte bir saat önce, Ufuk’u aramak için bu sokak lambasının yanından sapmamış mıydım?” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 55. 3. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Su tenekesi.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Yun. lampas) lâmba

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    Doğrama kapılarda, çerçeveye geçirilen tahta kısım. (*Yalvaç *Aksaray -Niğde)

  • Türkçe Lâmba

    Türkçe

    Teknik Terimler - Temel Tekniği


Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe lamba

    İngilizce

    1. lamp. 2. (electron) tube. 3. rabbet (groove); mortise. ––yı açmak to turn up the wick (of a lamp). –– gömleği (incandescent) mantle. –– karpuzu globe of a lamp. –– şişesi chimney of a lamp.

  • İngilizce

    (N.)
    lamp, device which is a source of artificial light

  • İngilizce

    rabbet, mortice, mortise

  • Türkçe lâmba

    İngilizce

    (N.)
    lamp, glim, bulb, light, illuminant

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe lamba

    Almanca

    Lampe f

  • Almanca

    e Lampe, e Ampel; e Röhre.

  • Almanca

    Lampe [die]; Fuge [die]; Leuchte [die]; (sokakta) Laterne [die]; Röhre [die]

  • Almanca

    Lampe, Ampel; Röhre

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe lamba

    Fransızca

    lampe [la]

  • Fransızca

    lampe

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe lamba

    Azerice

    lampa

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe lamba

    Lehçe

    lampa

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe lamba

    Yunanca

    (η) λάμπα

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe lamba

    Arnavutça

    llambë

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe lamba

    Kazakça

    lampa

  • Türkçe lâmba

    Kazakça

    may şam

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.