Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe keramet

    Türkçe

    İsimler Sözlüğü


    (ara.) ka. 1. birine karşı ikramda bulunmak. 2. allah'ın bir kimseye cömertliği, lütfü, himayesi ve yardımı olarak ele alınır.

  • Türkçe

    isim (kera:met) Arapça keramet
     
    1 .    Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı durum:
           "Babamın, mucize ve keramet kıssaları olarak bize anlattığı şeyler bu çeşit gülünç ve çocukça masallardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.  
    2 .    Olağanüstü durum.  
    3 .    Keramet sayılabilecek nitelikte olan şey:
           "Bir söz dedi canan ki keramet var içinde."- Nedim.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    keramet buyurdunuz (veya keramette bulundunuz)
    kerameti kendinden menkul
    keramette bulunmak

    Birleşik Sözler

    keramet sahibi      

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. (kera:met) 1. Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum: “Babamın, mucize ve keramet kıssaları olarak bize anlattığı şeyler bu çeşit gülünç ve çocukça masallardı.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 2. Olağanüstü durum.

  • Türkçe Keramet

    Türkçe

    İsimler Sözlüğü


    (Arapça) - 1. Birine karşı ikramda bulunmak. 2. Allah'ın bir kimseye cömertliği, lütfü, himayesi ve yardımı olarak ele alınır.

  • Türkçe

    Kişi Adları Sözlüğü


    Söyleyiş: (kera:met) Cinsiyet: Erkek
    1. Bağış. 2. Ağırlama, ikram. 3. Ermişçe yapılan iş, hareket veya söz
    Cinsiyet: Kız
    1. Bağış. 2. Ağırlama, ikram. 3. Ermişçe yapılan iş, hareket veya söz.

  • Türkçe

    Yerleşim Yeri İsimleri


    Bursa ili, Orhangazi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Allah (C.C.) indinde makbul bir veli abdin (yâni, âdi beşeriyyetten bir derece tecerrüd edebilen zatların) lütf-u İlâhî ile gösterdiği büyük mârifet. Velâyet mertebelerinde yükselen bir abdin hilaf-ı âdet hâl

  • Türkçe kerâmet

    Türkçe

    Osmanlıca


    Allahın izniyle velîlerin gösterdikleri harikalar.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe keramet

    İngilizce

    -ti 1. miracle worked by God through a person. 2. the God-given power of working miracles. ––te bulunmak/–– göstermek to work miracles. –– buyurdunuz./––te bulundunuz. What wonderful things you say! ––i kendinden bilmek to take the credit for something without acknowledging the help others gave one. –– sahibi miracle worker.

  • İngilizce

    (N.)
    miracle, oracle

  • İngilizce

    miracle, miraculous deed

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe keramet

    Almanca

    e Wündertat.

  • Almanca

    Wündertat

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe keramet

    Fransızca

    miracle [le], oracle [le]

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe keramet

    Flemenkçe

    wonderdaad; het mirakel

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe keramet

    Kazakça

    keremet

Kazakça  Kazakça » Türkçe  Türkçe
  • Kazakça keramet

    Türkçe

    mucize

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.