Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe Kalafat

    Türkçe

    Hukuk Terimleri


    Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme.

  • Türkçe

    Yerleşim Yeri İsimleri


    Balıkesir ili, Yağcılar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  • Türkçe

    Yerleşim Yeri İsimleri


    Çanakkale ili, Biga ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  • Türkçe

    Yerleşim Yeri İsimleri


    Çanakkale ili, İntepe bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  • Türkçe

    Yerleşim Yeri İsimleri


    Kastamonu ili, Cide ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Vaktiyle Yeniçeri Ağasının giydiği kırmızı bir başlık.

  • Türkçe kalafat

    Türkçe

    isim, denizcilik İtalyanca calafato
     
    1 .    Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi:
           "Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım."- Halikarnas Balıkçısı.  
    2 .   tarih  Aşağısı dar, yukarısı geniş bir çeşit yeniçeri başlığı.  
    3 .   tarih  Osmanlı İmparatorluğunda vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.  
    4 .  mecaz  Onarma, tamir etme.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    kalafata çekmek

    Birleşik Sözler

    kalafat yeri      

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. den. Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi: “Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım.” -Halikarnas Balıkçısı. 2. tar. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir çeşit yeniçeri başlığı. 3. tar. Osmanlı Devletinde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık. 4. mec. Onarma, tamir etme.

  • Türkçe

    Tarih Terimleri Sözlüğü


    Vezir ve daha başka devlet büyüklerinin giydikleri bir başlık.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi: § “Kalafatçı İsmail diye haber ver.” -Ahmet Midhat Efendi, Yeryüzünde Bir Melek, 288. § “Cibali Kapısı dışında funda yakıp gemi kalafat etmekteydi kalafatçının biri.” -Elif Şafak, Şehrin Aynaları, 211. 2. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir çeşit yeniçeri başlığı: § “Bir kalafat gördün mü, tamam. Ondan sonracığıma giyin kuşan…’ -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar (Evcilik Oyunu, Tombala, Çatıdaki Çatlak), 116. 3. Osmanlı İmparatorluğunda vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık. 4. mec. Onarma, tamir etme.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Gösteriş, irilik, büyüklük. 2. Kılık, giyim.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sapan.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Perçinlerin üzerini düzeltmeye yarayan araç.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Hızarla biçmek için ağacın yüksekte durmasını sağlayan destek, merdiven

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kayıklarda, gemilerde döşeme tahtalarının aralarını doldurma işi.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Basit, kaba, gelişigüzel.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kalabalık, çokluk

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kiremitlerin kaymaması için çatı saçağının çevresine çakılan tahta: Çatı kalafatsızsa her yıl kiremit aktarmak icap eder.

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    Demirci pensi. (-Tokat)

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Geminin tahtalarının aralıklarını üstüpü vs. ile doldurup üzerine zift sürme işi. * Sahte süs, düzen

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe kalafat

    İngilizce

    -tı caulking (a boat´s seams). ––ı atmak (for a seam´s caulking) to come loose. ––a çekmek /ı/ to careen (a ship) for caulking. –– demiri caulking iron, caulker. –– etmek /ı/ 1. naut. to caulk. 2. to repair superficially. 3. to make up (a face). –– üstüpüsü oakum. –– yeri careening ground.

  • İngilizce

    caulking; cock, prick

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe kalafat

    Almanca

    e Kalfaterung; e Tünche, r Firnis.

  • Almanca

    Dichtung [die]

  • Almanca

    Kalfaterung; Tünche, Firnis

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe kalafat

    Fransızca

    calfatage [le]

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.