Türkçe » Lehçe
urodziwy
cienki
dobry
dobrze
ładny
nadobny
piękny
przystojny
Türkçe » Fransızca
beau, bien, joli
beau, belle, parfait/e, très bien, chouette, esthétique, gentil/le, pimpant/e
Türkçe » Azerice
gözəl
Türkçe » Flemenkçe
mooi
Türkçe » Yunanca
επίθ. ωραίος, όμορφος
Türkçe » Japonca
kirei na, utsukushii
Türkçe » Arnavutça
bukur (i)
Türkçe » Kazakça
ädemi
äsem
jaqsı
körikti
sulw
süykimdi
Türkçe » Türkçe
Yerleşim Yeri İsimleri
Kişi Adları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü
Felsefe Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Yazın Terimleri Sözlüğü
sıfat
1 . Biçimindeki uyum ve ölçülerindeki denge ile hoşa giderek hayranlık uyandıran.
2 . İyi; hoş:
"Güzel şey canım, milletvekili olmak!"- Ç. Altan.
3 . Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran.
4 . Soyluluk ve ahlâki üstünlük düşüncesi uyandıran.
5 . Görgü kurallarına uygun olan.
6 . (hava için) Sakin, hoş.
7 . Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı.
8 . Pek iyi, doğru.
9 . zarf Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde.
10 . isim Güzel kız veya kadın.
11 . isim Güzellik kraliçesi.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
güzelimBirleşik Sözler
güzelavrat otu
Türkçe » İngilizce
1. beautiful, pretty. 2. good, excellent, fine. 3. Fine! 4. beautifully, well. 5. a beauty. 6. beauty queen. ––im 1. darling. 2. that beautiful (thing or person): O güzelim evi harap etmişler. They have spoiled that beautiful house. ––e bakmak sevaptır. proverb Gazing at beautiful things is in itself something beautiful. –– güzel beautifully, calmly and quietly. –– hava fine weather. ––e ne yaraşmaz/yakışmaz. proverb Whatever a pretty girl wears becomes her. –– olmak 1. to become beautiful. 2. to become good or excellent. –– sanatlar fine arts. G–– Sanatlar Akademisi formerly the Academy of Fine Arts (in Istanbul). –– sayfa print. right-hand page. –– yazı sanatı calligraphy.
(ADJ.)
beautiful, pretty, nice, good looking, pulchritudinous, shapely, handsome, fair, appealing, fine, lovely, pleasant, beauteous, bonny, comely, ducky, goluptious, good, goodly, nifty, personable, plummy, sapid, sigh
(ADV.)
beautifully, fine, prettily
(N.)
beauty, belle, the beautiful
beautiful, good-looking, elegant; pretty, nice, lovely; good, fine; (hava) fine, pleasant, favourable; shapely; enjoyable; beautifully; well; nicely; beauty; beauty queen; Fine! Good! Well!
Türkçe » Almanca
schön-hübsch
schön, hübsch, nett, lieblich, gut, angenehmen.
schön, hübsch, angenehm, gefällig, gut, nett
schön, hübsch, nett, lieblich, gut, angenehmen
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.