Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe formül

    Türkçe

    isim Fransızca formule
     
    1 .    Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı.  
    2 .    Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek:
           "Cevap formülü son derece basit idi."- F. R. Atay.  
    3 .  mecaz  Çıkar yol, tutulan yol, yöntem:
           "Her yerde yapılabilen bir şey, yalnız formülleri, şekilleri değişir."- A. Gündüz.  
    4 .    Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım.  
    5 .    Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan cebirsel anlatım.  
    6 .   kimya  Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    formül bulmak

  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. 2. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek: “Cevap formülü son derece basit idi.” -F. R. Atay. 3. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. 4. mec. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem: “Her yerde yapılabilen bir şey, yalnız formülleri, şekilleri değişir.” -A. Gündüz. 5. mat. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. 6. kim. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. 7. kim. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı: Karbonmonoksit CO formülüyle gösterilir.

  • Türkçe

    Kimya Terimleri Sözlüğü


    Bir bileşiği oluşturan öğelerin nitelik ve niceliksel bakımdan durumunu gösteren, simge ve sayılardan oluşmuş yazma biçimi.

  • Türkçe

    Kimya Terimleri Sözlüğü (II)


    1.Molekül yapılı bileşikler için meleküldeki atomların cinsini ve sayısını (molekül formülü), iyonik veya örgü yapılı katılar içinde bileşime giren atomların sayıca en basit oranlarını (amprik formül) gösteren semboller ve sayılar kümesi. Açık yazılmış molekül formülleri, atomların bağlanmiş ve yerleşim düzenleri hakkında da bilgi verir. 2.Tıbbi veya gündelik kullanım amaçlı krem, şampuan, kolonya, leke çıkarıcı, vb. karışımların hazırlanmasında kullanılan maddelerin cinsini ve miktarını gösteren liste 3.Denklem, bağıntı, eşitlik.

  • Türkçe

    Matematik Terimleri Sözlüğü


    (…). bk. iyi biçimlenmiş formül.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (kimya, matematik)

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı: § “Elindeki birkaç eski yazmadan getirdiği formülleri inanmadan tatbike çalışırdı.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 42. § “Yeni bir formül buldum, klasikle romantik münasebetini aydınlatan bir formül: Sıhhatli olan klasiktir, hasta olan romantik.” -Cemil Meriç, Kırk Ambar, 81. § “Celal’in öfkeyle karşılanan bir yazısındaki çözümlemeye göre, konulan formulü…” -Orhan Pamuk, Kara Kitap, 34. § “…Pakistan’da Yahya Han formülünü bu perspektif içinde görmek ve değerlendirmek lâzımdır.-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 39. § “Fakat edebiyat şekil ve türle fizik formülü değildir ki öyle hemen her istenilen duruma uydurulabilsin.” -Nurullah Ataç, Dergilerde Deneme, 305. 2. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek: § “Yola çıkmadan önce teşkilat maddelerinin formüllerini hazırlayıp bıraktı.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar IV, 30. § “Eczacı formülleri.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 47. 3. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem: § “Kendisi nutuklarının özünü teşkil eden büyük maksadı Samsun’daki beyanatında şu formülün içine sokmuştu.” -Peyami Safa, Türk İnkılabına Bakışlar, 89. § “Beytini başlı başına idealizmin formülü ıtlakına seza bulunuyordu.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar I, 40. § “Eleştirmenlerin hazır formülleri var.” -Adalet Ağaoğlu, Göç Temizliği, 173. § “Bir de edebiyat alanında açmak iddiasında olduğumuz çığırı belirtecek bir döviz, bir formül bulmamız lazım geliyordu.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 32. § “Nasıl unuturum Hanımefendi? Unutmamanın formülünü veren siz değil misiniz?” Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 19. § “Şimdi aramızda iyi bir formül bulduk mamafih.” -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi, 196. § “Bana öyle geliyor ki, bu davada İnönü formülü şudur...” -Peyami Safa, Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca, 123. § “O, bu ümitsiz formülünü 1917 yılında Paris’te Ahmet Rıza Bey ile ilk defa karşılaştığı zaman bulmuştu.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahur Beste, 99. 4. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım: § “Bir memlekete teknik iki türlü girer: Ya sırf netice olarak, hazır kalıplar ve formüller hâlinde veya müessirle, kültürle birlikte girer.” -Peyami Safa, Din, İnkılap, İrtica, 124. 5. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan cebirsel anlatım: § “Bu kelimenin ne suretle teşekkül ettikleri yalnız, iştiraklerini gösteren ve muteriza dâhiline alınan muhtasar formüllerle anlatılır.” -Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, 110. § “Doğrusu topçuluk hoşuma gitmiyor, boyuna can sıkıcı formüller…” -Ruşen Eşref Ünaydın, C. X., 8. 6. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı: § “Dünya orduları için milletlerarası bir yağ formülü tespit edilmiş... % 50 nebati yağ, % 25 süt yağı, 25 mumu çıkarılmış iç yağı...” -Reşat Nuri Güntekin, Balıkesir Muhasebecisi, 24. § “Geçmişin ‘kiler odaları’ karışım formülünü bulur, bunu mutlak gelecek zamana armağan ederdim” -Adalet Ağaoğlu, Başka Karşılaşmalar, 25.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe formül

    İngilizce

    1. formula. 2. agreed solution, formula. 3. formula for a petition or a legal document.

  • İngilizce

    (N.)
    formula

  • İngilizce

    formula

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe formül

    Almanca

    Formel f

  • Almanca

    Formel [die]

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe formül

    Fransızca

    formule [la], recette [la]

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe formül

    Flemenkçe

    formule-het formulier

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe formül

    Arnavutça

    formulë

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.