Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe fırsat

    Türkçe

    isim Arapça fur¹at
         Uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile:
           "İnsan, dedim, kendine bir ad takmak fırsatını bin yılda bir ele geçiremez."- M. Ş. Esendal.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    fırsat beklemek (veya aramak)
    (bir şeyi) fırsat bilmek
    fırsat bu fırsat
    fırsat bulmak
    fırsat düşmek (veya çıkmak)
    fırsatı ganimet bilmek
    fırsatı kaçırmamak
    fırsatını düşürmek
    fırsat kollamak (veya gözlemek)
    fırsattan istifade etmek
    fırsat vermek  

    Birleşik Sözler

    fırsat düşkünü
    fırsat eşitliği
    fırsat yoksulu  

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. Herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon: “Önce istemedim, sonra düşününce bunun evden kurtulmam için bir fırsat olduğunu anladım.” -A. Ümit.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Ar. fursat) fırsat

  • Türkçe Fırsat

    Türkçe

    Osmanlıca


    (Bak: Fursat)

  • Türkçe firsat

    Türkçe

    Osmanlıca


    (Bak: Fursat

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe fırsat

    İngilizce

    -tı opportunity, chance; occasion. –– aramak to look for a chance, seek an opportunity. –– beklemek to wait for an opportunity. –– bilmek /ı/ to take advantage of (the circumstances). –– bu fırsat. This is my/your/his golden opportunity. –– bulmak to find an opportunity. –– düşkünü (one) awaiting an opportunity to do someone evil. –– düşmek to have an opportunity open up. ––ını düşürmek to find a way. ––ı ganimet bilmek/saymak to seize the opportunity. –– gözlemek to be on the lookout for an opportunity. –– her vakit ele geçmez. proverb Opportunity only knocks once. ––tan istifade taking advantage of an opportunity. ––ı kaçırmak to miss the opportunity. ––ı kaçırmamak to take advantage of the opportunity. –– kollamak to be on the lookout for an opportunity. –– vermek /a/ to give (someone) an opportunity. –– yoksulu one who would do evil if he had a chance.

  • İngilizce

    (N.)
    opportunity, chance, occasion, opening, break, facility, show, turn

  • İngilizce

    opportunity, chance, occasion

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe fırsat

    Almanca

    Anlaß m; Chance f; Gelegenheit f

  • Almanca

    e Gelegenheit, r Anlass.

  • Almanca

    Anlaß [der], Chance [die], Gelegenheit [die]

  • Almanca

    Gelegenheit, Anlass

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe fırsat

    Fransızca

    occasion [la], opportunité [la], conjoncture [la], rencontre [la]

  • Fransızca

    occasion

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe fırsat

    Azerice

    fürsət

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe fırsat

    Lehçe

    okazja

  • Lehçe

    sposobność

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe fırsat

    Yunanca

    (η) ευκαιρία

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe fırsat

    Kazakça

    ïgi

  • Kazakça

    mümkinşilik

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.