İngilizce » İngilizce
n. tumble; descent; decrease; collapse; autumn; waterfall; being seduced; slope; (during an attack) landing of any missile (coined during the Israel-Hizbollah conflict in July-August 2006)
v. tumble; descend; decrease; become; occur on; be victimized
İngilizce » Türkçe
(N.)
[fɔːl]
sonbahar, yaprak dökümü, düşme, dökülme, düşüş, döküm, kat, fırfır, yağış, yıkılma, çöküş, inme, ucuzlama, çağlayan, şelâle, yavrulama, tuş, eğim, yamaç
(V.)
[fɔːl]
düşmek, inmek, dökülmek, yıkılmak, devrilmek, yağmak, ucuzlamak, eğimli olmak, dağılmak, karanlık bastırmak, gece çökmek, tam yerine denk gelmek, oturmak (lâf), hastalanmak, yatağa düşmek, kötü yola düşmek
düşüş
düsmek; azalmak, düsüs göstermek, düsmek, inmek; yagmak; yikilmak, çökmek; yaralanmak, ölmek, vurulmak; yenilmek, isgal edilmek, düsmek; asilmak; rastlamak, denk gelmek; sarkmak, asagi sallanmak; olmak, düsüs, düsme; azalma; çöküs, yikilma; sonbahar, güz
v.düş:n.düşüş
çağlayan
çöküş
dağılmak
devrilmek
dökülme
dökülmek
döküm
düşme
düşmek
eğim
eğimli olmak
fırfır
gece çökmek
hastalanmak
karanlık bastırmak
kat
oturmak (lâf)
sonbahar
tam yerine denk gelmek
şelâle
tuş
ucuzlama
ucuzlamak
yağış
yağmak
yamaç
yaprak dökümü
yatağa düşmek
yavrulama
yıkılma
yıkılmak
inme
inmek
Mühendislik Terimleri
Almanca » Türkçe
düşüş; hadise; mesele; mahiyet; dava; vaziyet; şelale;
yaprak dökümü; hal
..e {fal} r düşme; olay; dava; dilb. hal, durum.
[der] düşüş; durum, hal, vaziyet; durum, hal; dava
m l. düsüs, sukut 2. (Ereignis) hadise, vakia, mesele 3. (Sachverhalt) mavaka, mahiyet, vaziyet, durum 4. jur.a. dava 5. (Wasser~) seläle, caglayan 6. (der Blätter) yaprak dökümü 7..gr. hal 8. naut. abli, kandilisa 9. (Eventualität) ihtimal; Das ist nicht mein ~. Hosuma gitmez. isime gelmez, gesetzt den Fall, daß ... faraza, bilfarz; tutalim ki; farz edelim ki; diyelim ki; Sollte das Gegenteil der ^ sein... aksi takdirde; yoksa; auf alle Fälle; auf jeden ^ behemehal, mutlaka; ne yapip yapip; her ne olursa olsun; F: kaspanek; Dazu kommt es auf jeden ~. Bu is ister istemez olacak. auf keinen ^ asla; hiç bir suretle; katiyen; Es kommt auf den betreffenden ^ an. Duruma baglıdır. für alle Fälle her ihtimale karsi; ne olur ne olmaz; ihtiyaten; in e-m solchen ^ böyle bir hal zuhurunda; in diesem ^ bu takdirde; o suretle; im schlimmsten ^ en fena ihtimalde; im -e e-s Krieges harp ciktigi takdirde; von ^ zu ^ l. hal ve icaba göre 2. (gesondert) ayrı ayrı; zu ^ bringen l. ayagi celmek; yikmak 2. fig. yardan atmak; torpillemek; düsürmek 3. (Mädchen) bastan cikarmak
(..e) (r.) (fal)
düşme; olay; dava; dilb. hal, durum
İspanyolca » Türkçe
düşmek
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.