Türkçe » Türkçe
isim
1 . İhtiyaç duyulan (şey), noksan:
"Aklı sıra bu eksiğini biraz olsun doldurmaya çalışıyor."- H. Taner.
2 . sıfat Bir bölümü olmayan, natamam.
3 . sıfat Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat.
4 . sıfat Az:
"Arada can sıkıntısından doğma kavgalar da hiç eksik değil..."- R. N. Güntekin.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
eksik çıkmakBirleşik Sözler
eksik artıkGüncel Türkçe Sözlük
Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Yerleşim Yeri İsimleri
Türkçe » İngilizce
1. (something) which has something missing or lacking, deficient, incomplete. 2. defective. 3. /dan/ missing, absent: Sınıftan iki kişi eksikti. Two people were absent from the class. 4. lack; deficiency, shortage; what is missing. 5. shortcoming, defect. –– çıkmak (for something) to fall short of the number or amount required, turn out to be short. –– doğmak to be born prematurely. –– doldurmak (for someone who is taken on/for something which is taken on) to fill the gap. –– etek prov. woman, (a) skirt. –– etmemek /ı/ not to be without. –– gedik small wants, trivial deficiencies. ––i gediği olmamak 1. to be perfect in every way. 2. not to lack for anything whatsoever. –– gelmek (for something) to fall short, be deficient. –– olma! Thank you. –– olmamak 1. (for something) not to be lacking, not to be missing. 2. (for someone) not to be absent. –– olmasın. God bless him/her. –– olsun! colloq. 1. I don´t want (him/her/it) around! 2. May he/she drop dead!/I hope he/she croaks! ––ini (gediğini) tamamlamak /ın/ to complete what is missing in (something).
(ADJ.)
deficient, lacking, defective, incomplete, insufficient, short, missing, wanting, less, minus, imperfect, inadequate, incommensurate, incompetent, lame, ragged, scrimp, scrimpy, shy, sketchy, skimp, skimpy
(ADV.)
short, out
(N.)
deficiency, shortfall, gappy, missing part
missing, lacking, absent, short; less (than); incomplete, imperfect, defective, deficient; insufficient; deficiency, lack, defect, shortfall
Türkçe » Almanca
mangelhaft, dürftig, unzureichend, unvollkommen, lückenhaft.
defekt, dürftig, gebrechlich, knapp, lückenhaft, unvollkommen, unvollständig, vermißt; Not [die]
mangelhaft, dürftig, unzureichend, unvollkommen, lückenhaft
Türkçe » Fransızca
absent/e, défectueux/euse, déficient/e, désassorti/e, imparfait/e, incomplet/ète, incorrect/e, manquant/e, tronqué/e
défaut, défectueux, manquant, manque
Türkçe » Azerice
əskik
Türkçe » Flemenkçe
niet aanwezig; te weinig; gebrekkig; ontoereikend
Türkçe » Lehçe
brakujący
niekompletny
wadliwy
wybrakowany
Türkçe » Arnavutça
metë (i)
Türkçe » Kazakça
kem
qat
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.