Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe degmek

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Dokunmak, hasta etmek: Çocuğa yemek degmiş. 2. Vurmak, çarpmak: Aliye güneş degmiş.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Miras kalmak

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Olmak, olgunlaşmak

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Değmek, dokunmak

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Değmek, dokunmak, olgunlaşmak

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    < değmek: Üzümün benlenmesi, olması, olgunlaşması

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Dokunmak, değmek

  • Türkçe değmek

    Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


    bk. bağlantı kurmak

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) (-e) 1. Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek: “Kapıdan bir an birbirimize değerek girdik.” -Y. Z. Ortaç. 2. Ulaşmak, erişmek: Mektup elime değmedi. Yaşı on beşine değince... 3. İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek: Kurşun hedefe değdi.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) (-e) 1. Değerinde olmak: “Benim ömrümün üç günü üç yüz bin liraya değer.” -H. Taner. 2. Karşılık olmak: “Evet, onun için her şeyi feda etmeye değer.” -A. Kabaklı. 3. (nsz) Zevk veren şeyler hoşa gitmek: Bu kahve değdi doğrusu. 4. Herhangi bir nitelikte olmak: “Babaannem özel bir kadındı. Anlatılmaya değer.” -A. Kutlu. 5. Eş değerde olmak: Bütün dünyaya değer gözlerin.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Miras kalmak: Bu ev bana anamdan değdi.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Olmak, olgunlaşmak (meyve ve çıban): Değmemiş armudu neye kopardın.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Meyve olgunlaşmak

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe değmek

    İngilizce

    1. to have a value of, be worth. 2. /a/ to be worth (the trouble). 3. (for a food) to hit the spot, be just the right thing; (for something) to be just what one wanted, be just what the doctor ordered.

  • İngilizce

    (V.)
    touch, kiss, touch lightly, brush; bear, merit, worth, be worthy of, pay off, pay

  • İngilizce

    to touch, to brush; to reach, to attain; to be worth (doing sth)

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe değmek

    Almanca

    berühren; erreichen.

  • Almanca

    berühren; (zahmete) sich lohnen

  • Almanca

    1. berühren; erreichen 2. sich lohnen, wert sein

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe değmek

    Fransızca

    atteindre, toucher, valoir, coûter, mériter

  • Fransızca

    toucher, valoir

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe değmek

    Flemenkçe

    aanraken-waard zijn

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe değmek

    Kazakça

    tïw

  • Kazakça

    tïyu

  • Kazakça

    turw

  • Kazakça

    tüyisw

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.