Türkçe » Türkçe
isim Farsça derd
1 . Üzüntü:
"Gündüz ya bir yere sokulup uyur, ya sessiz sedasız sokaklarda dolaşır. Fakat akşam oldu mu derdi teper."- H. E. Adıvar.
2 . Hastalık; ağrı:
"Hastayım derdime verem diyorlar."- F. N. Çamlıbel.
3 . mecaz Sorun, kaygı:
"Ne var ki, dert evin satılması ile bitmeyecekti."- T. Buğra.
4 . halk ağzında Ur.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
derde derman olmakBirleşik Sözler
dert babasıGüncel Türkçe Sözlük
Ruhbilim Terimleri Sözlüğü
Tıp Terimleri Kılavuzu
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. a chronic disease, sickness. 2. a trouble, a sorrow, a care, a worry. 3. complaint. 4. a troublesome problem. ––ini açmak /a/ to confide one´s troubles (to). –– benim, tasa senin mi? colloq. It´s my worry; why are you fretting? ––e çatmak to run into trouble. –– çekmek to suffer. ––ini çekmek /ın/ to suffer for (another person or thing); to be left holding the bag. –– değil! colloq. It´s no trouble! ––e dert katmak to pile one trouble on another. ––ini deşmek/depreştirmek /ın/ to remind (another) of his/her trouble. –– dökmek to talk about one´s troubles. ––ini dökmek to pour out one´s troubles. ––e düşmek to fall into trouble. ––ine düşmek /ın/ to be deeply occupied with (something special). –– edinmek/etmek /ı/ to occupy oneself with (a worrisome problem). ––e girmek to get into trouble. ––i günü /ın/ his special thought, his obsession. ––ini Marko Paşa´ya anlat. colloq. Don´t bother me with your troubles. –– olmak /a/ to become a worry (to). –– ortağı 1. a sympathetic ear. 2. confidant. 3. fellow sufferer. –– sahibi 1. troubled, having troubles. 2. having bad health, sickly, ailing. ––ini söylemeyen/ saklayan derman bulamaz. proverb You won´t get any help unless you tell someone what is troubling you. –– yanmak /a/ to pour out one´s troubles (to). ––ine yanmak to pity one´s fate, feel sorry for oneself.
(N.)
trouble, bother, distress, grief, worry, sorrow, suffering, pain, affliction, headache, heartache, plague, bore, botheration, complaint, cross, dolor, dolour [Brit.], evil, fear, grievance, ill, mopes, nuisance, pip, pot
trouble, worry, sorrow; suffering, pain, affliction; nuisance, bother, plague, a pain in the neck; disease, sickness
Türkçe » Almanca
r Kummer, r Schmerz, s Leiden, s Leid, e Mühsal.
Kummer [der], Leid [das], Leiden [das], Schmerz [der], Sorge [die]
Kummer, Schmerz, Leiden, Leid, Mühsal
Türkçe » Fransızca
peine [la], empoisonnement [le], tracas [le], problème [le]
peine, souci
Türkçe » Azerice
dərd
Türkçe » Flemenkçe
het verdriet; pijn; zorgen
Türkçe » Lehçe
kara
męka
troska
trud
Türkçe » Kazakça
bäle
dert
qayğı
şer
Kazakça » Türkçe
dert
hasta
illet
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.