Türkçe » Türkçe
isim (ceza:) Arapça cezay
1 . Uygun görülmeyen tepki ve davranışları önlemek için üzüntü, sıkıntı, acı veren uygulama.
2 . hukuk Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı devletin koyduğu sınırlama:
"... kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz."- Anayasa.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
ceza almakBirleşik Sözler
ceza alanıCeza Yargılama Yöntemi Yasası Terimleri
Eğitim Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Kılıçoyunu Terimleri Sözlüğü
Ruhbilim Terimleri Sözlüğü
Uçantop Terimleri Sözlüğü
Yumrukoyunu Terimleri Sözlüğü
Osmanlıca
Türe Terimleri
Osmanlıca
Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü
Osmanlıca
Türkçe » İngilizce
1.punishment; penalty. 2. law sentence, punishment. 3. law fine. 4. sports penalty. 5. retribution. ––yı ağırlatıcı sebepler law aggravating circumstances. –– alanı soccer penalty area. –– almak 1. (for a student) to be punished. 2. /dan/ to fine. –– atışı 1. soccer penalty kick. 2. basketball, ice hockey penalty shot. ––sını bulmak to get one´s just deserts. ––ya çarptırılmak to be fined; to be punished; to be penalized; to be sentenced. ––ya çarptırmak /ı/ to fine; to punish; to penalize; to sentence. –– çekmek to serve a sentence. ––sını çekmek 1. /ın/ to suffer (for a deed), get one´s just deserts. 2. to serve one´s prison sentence. –– görmek to be punished. ––yı hafifletici sebepler law extenuating circumstances. –– hukuku criminal law. ––nın infazı execution of a sentence. ––ya kalmak to stay in after school, be kept in. –– kanunu criminal code. –– kesmek/yazmak /a/ to fine. –– mahkemesi criminal court. ––yı mucip punishable. –– muhakeme usulü penal proceedings, criminal procedure. –– reisi judge in a criminal court. –– sahası soccer penalty area. ––nın sukutu quashing of the conviction. ––nın takdiri determination of punishment. ––nın tebdili commutation of a sentence. ––nın tecili suspension of a sentence. –– vermek 1. /a/ to punish; to fine. 2. to pay a fine. –– vuruşu 1. soccer penalty kick. 2. golf penalty stroke. –– yemek to be punished; to be penalized; to be fined.
(ADJ.)
criminal, penal, punitive
(N.)
punishment, penalty, fine, correction, forfeit, infliction, pain, recompense, retribution
punishment; penalty; fine
Türkçe » Almanca
e Strafe, e Bestrafung, s Busse.
Strafe [die], Bestrafung [die]
Strafe, Bestrafung, Busse
Türkçe » Fransızca
punition [la], châtiment [le], peine [la], pénalité [la], sanction [la], pénalisation [la]
amende, peine, punition
Türkçe » Azerice
cəza
Türkçe » Flemenkçe
straf-bestraffing
Türkçe » Lehçe
grzywna
kara
Türkçe » Japonca
batsu
Türkçe » Arnavutça
ndëshkim [dënim]
Türkçe » Kazakça
ayıp
jaza
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.