Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe bitişik

    Türkçe

    sıfat
     
    1 .    Birbirine dokunacak kadar yakınlaşmış veya yan yana olan:
           "Mutfaktan bir yuvarlak gümüş tepsi içinde, cezveyi, fincanları, bitişik şeker ve kahve hokkasını getirdi."- A. İlhan.  
    2 .    Yan, yandaki:
           "Bitişik odada yatan hasta bakıcı gürültüden uyanarak yanımıza geldi."- R. N. Güntekin.  
    3 .  isim  Yandaki ev, komşu:
           "Asıl yalıya bitişik bir binada idiler."- R. H. Karay.

    Birleşik Sözler

    bitişik çanak yapraklılar
    bitişik taç yapraklılar    

  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Yan: “Çoğunlukla oyun yerinin bitişiğinde bir çadır veya perdeyle kapatılabilecek bir yer yapılır, oyuncular burada hazırlanırlar.” -M. And. 2. Yandaki ev, bina vb. 3. sf. Yan yana olan: “Mutfaktan bir yuvarlak gümüş tepsi içinde, cezveyi, fincanları, bitişik şeker ve kahve hokkasını getirdi.” -A. İlhan. 4. sf. Yandaki: “Bir gece yatmışken kalktı, bitişik odaya girdi, ışığı yaktı.” -Y. Atılgan.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Yazın Terimleri Sözlüğü


    Osmanlı abecesinde, kendisinden sonra gelenlere bitişen (harf). Karşıtı bk. ayrışık.

  • Türkçe Bitişik

    Türkçe

    Yerleşim Yeri İsimleri


    Hatay ili, İskenderun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe bitişik

    İngilizce

    1. adjacent, adjoining, neighboring, next; contiguous. 2. (things) which are attached to each other, which have grown together: bitişik ikizler Siamese twins. 3. next-door neighbor; the house next door: O kız bitişikte oturuyor. That girl lives next door.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    adjacent, next door, next, neighboring, neighbouring [Brit.], adjoined, adjoining, attached, close, conjunct, connate, connected, contiguous, juxtaposed to, neighbor, neighbour [Brit.]

  • İngilizce

    (ADV.)
    next door

  • İngilizce

    (Prep.)
    near

  • İngilizce

    contiguous, adjacent, joining, touching, next to; next-door; next-door house, neighbour

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe bitişik

    Almanca

    anliegend; benachbart; nebenan

  • Almanca

    benachbart, anliegend.

  • Almanca

    anliegend, anschließend, benachbart, im Nachbarhaus

  • Almanca

    benachbart, anliegend

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe bitişik

    Fransızca

    adjacent/e, attenant/e, collatéral/e, contigu/ë, joint/e

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe bitişik

    Japonca

    tonari

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe bitişik

    Arnavutça

    ngjitur (i)

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe bitişik

    Kazakça

    janasqan

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.