Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe alınmak

    Türkçe

    (nesne almayan fiil, -e durum ekiyle kullanılan fiil)
     
    1 .    Alma işi yapılmak:
           "Mahalle mektebinden alınmış, rüştiyeye verilmiş."- H. R. Gürpınar.  
    2 .  (-e durum ekiyle kullanılan fiil, -den durum kiyle kullanılan fiil), mecaz  Bir sözün, bir davranışın kendisine karşı olduğunu sanarak incinmek, kırılmak veya öfkelenmek.  
    3 .    Elde edilmek:
           "Her biri gerçek hayattan alınmış birer gerçek olmak."- H. R. Gürpınar.  
    4 .  (-den durum kiyle kullanılan fiil)  Uyarlanmak, adapte olunmak.

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    alınmak; kendi başına alacağını almak

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (nsz, -e) 1. Alma işi yapılmak: ?Mahalle mektebinden alınmış, rüştiyeye verilmiş.? -H. R. Gürpınar. 2. Elde edilmek: ?Her biri gerçek hayattan alınmış birer gerçek olmak.? -H. R. Gürpınar. 3. (-den) Uyarlanmak. 4. (-e, -den) mec. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak: ?Emekli ajan alınmış gibi maun masanın arkasında oturan kişiyi süzdü.? -O. Aysu.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    1. Meclübolmak, tutulmak, kapılmak. 2. Endişe duymak.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Dişi hayvan gebe kalmak, döl tutmak.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Zayıflamak, kuvvetten düşmek: Bir alındı, daha düzelemedi. 2. Kurumak, su çekilmek: Yerler iki günde alındı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Hayvan gebe kalmak.

  • Türkçe alinmak

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Hanım edilmek // alinu mi

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe alınmak

    İngilizce

    1. to be taken; to be received. 2. to be bought. 3. /a or dan/ to take offense (at), be offended (by), be hurt (by).

  • İngilizce

    (ADJ.)
    offended

  • İngilizce

    (V.)
    take offense, take umbrage at, be enrolled, gain admission, resent

  • İngilizce

    passive of almak; to resent, to take offence, to be offended

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe alınmak

    Almanca

    übelnehmen; auf sich beziehen.

  • Almanca

    Anstoß nehmen an, einschnappen, gekränkt sein, krummnehmen, übelnehmen

  • Almanca

    übelnehmen; auf sich beziehen

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe alınmak

    Fransızca

    être pris, prendre la mouche, s'offenser de, se scandaliser, se formaliser de

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe alınmak

    Kazakça

    köñline alw

  • Kazakça

    renjw

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.