Türkçe » Türkçe
isim
1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız:
"Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlât:
"Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan:
"Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse.
6 . (büyükler arasında daha az yaşlılar için) İnsan.
7 . (küçümseme yolu) Belli bir işte yeteri kadar tecrübesi ve yeteneği olmayan kimse.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
çocuğu olmakBirleşik Sözler
çocuk bahçesiDivanü Lügatit-Türk
Eğitim Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Tıp Terimleri Kılavuzu
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. child, infant. 2. childish. Ç––lar! colloq. Hey, you all! ––tan al haberi. proverb A child will tell the truth. –– aldırmak to have an abortion. –– arabası baby carriage, baby buggy, Brit. pram, perambulator. –– bahçesi 1. children´s playground. 2. playpen. –– bakımı child care. –– bezi diaper. –– büyütmek to bring up children. –– dili child´s language. –– doğurmak to give birth to a child. –– doktoru pediatrician. –– düşürme abortion, miscarriage. –– düşürmek to have an abortion. Ç–– Esirgeme Kurumu Society for the Protection of Children. –– felci polio, infantile paralysis. –– gibi 1. in a childish manner. 2. childlike. –– hastalığı children´s disease. –– işi a simple matter, child´s play. –– mahkemesi juvenile court. –– maması baby food. –– odası (children´s) nursery. –– olmak to become childish. ––u olmak /ın/ to have a child, give birth to a child. –– oyuncağı 1. toy. 2. child´s play; matter of no consequence. –– oyuncağı haline getirmek /ı/ to neglect (a project) (because one regards it as unimportant). –– peydahlamak (for an unmarried woman) to become pregnant. –– yapmak to produce a child, have a child. –– yetiştirmek to bring up children. –– yuvası nursery school. –– zammı child allowance.
(ADJ.)
infant, junior, infantile
(N.)
child, kid, youngster, baby, infant, son, brat, chit, juvenile, mite, moppet, seed
child, chit, youngster, kid; infant; kid, boy, childish person; childish, infantile
Türkçe » Almanca
s Kind.
Kind [das], Sproß [der], Sprößling [der]; Sohn [der], Tochter [die]
Kind
Türkçe » Fransızca
enfant [le][la], gamin/e [le][la], gosse [le][la], lardon [le], môme [le][la]
enfant
Türkçe » Azerice
uşaq
Türkçe » Flemenkçe
het kind
Türkçe » Lehçe
dzieciak
dziecko
Türkçe » Japonca
kodomo
Türkçe » Arnavutça
fëmijë
Türkçe » Kazakça
bala
bala-şağa
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.