Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe zayıf

    Türkçe

    sıfat Arapça zaif
     
    1 .    (insan, hayvan için) Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık:
           "Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım."- S. M. Alus.  
    2 .    Görevini yapacak yeterli gücü olmayan.  
    3 .    Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan.  
    4 .  mecaz  Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz.  
    5 .    Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan:
           "Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu."- A.Gündüz.  
    6 .    Önemli, güvenilir olmayan.  
    7 .    Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan.  
    8 .    Başarısızlığı gösteren not.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    zayıf düşmek
    zayıf düşürmek
    zayıf yerinden yakalamak

    Birleşik Sözler

    zayıf nahif
    zayıf sesli
    sinirleri zayıf  

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    sf. 1. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan): “Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım.” -S. M. Alus. 2. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan: Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf. 3. mec. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan: Zayıf bir yapı. 4. mec. Önemli, güvenilir olmayan: Zayıf bir bilgi. 5. mec. Çok az: Zayıf bir ihtimal. 6. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan: Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık. 7. a. Başarısızlığı gösteren not. 8. mec. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz: Zayıf bir öğretmen. 9. mec. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan: “Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu.” -A. Gündüz.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    < Ar. zaîf: zayıf || zayif

  • Türkçe zayif

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    ( < Ar.za’îf) Sıska, zayif

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe zayıf

    İngilizce

    1. weak, not strong; frail; puny; faint, feeble. 2. thin, meager; scrawny; emaciated. 3. poor, inferior in quality: Fransızcası zayıf. His French is not very good. 4. poor, weak, lacking in skill or knowledge: zayıf bir ressam a third-rate painter. 5. slim, small, unlikely (possibility). –– almak /dan/ (for a student) to get a failing grade (in) (a subject). –– düşmek 1. to get thin; to get scrawny. 2. to get weak. –– nahif frail and thin. –– nokta weak point, vulnerable point, Achilles´ heel.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    atonic, faint, fatless, feeble, feint, flaccid, flagging, frail, gaunt, gracile, invertebrate, lean, low, nerveless, pithless, puny, shaky, sinewless, slight, slim, small, spare, spent, thin, unmanly, weak, wishy-

  • İngilizce

    (ADJ.)
    poor

  • İngilizce

    (N.)
    bad mark

  • İngilizce

    weak, feeble; flimsy; thin, bony; poor; faint, slight

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe zayıf

    Almanca

    schwach, mager, kränklich; schlank.

  • Almanca

    mager, schwach, schwächlich, dürr, flau, gebrechlich, hager, hinfällig, schlecht, schmächtig, zart; (not) mangelhaft

  • Almanca

    schwach, mager, kränklich; schlank

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe zayıf

    Fransızca

    maigre, faible, chétif/ive, défait/e, frêle, mince, léger/ère, débile

  • Fransızca

    faible, infirme

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe zayıf

    Azerice

    zəif

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe zayıf

    Flemenkçe

    mager-slank-zwak

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe zayıf

    Lehçe

    omdlały

  • Lehçe

    słabowity

  • Lehçe

    słaby

  • Lehçe

    szczupły

  • Lehçe

    wątły

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe zayıf

    Japonca

    yowai, yasete-iru

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe zayıf

    Arnavutça

    1. dobë t (i)
    2. ligësht (i)

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe zayıf

    Kazakça

    älsiz

  • Kazakça

    älwetsiz

  • Kazakça

    arıq

  • Kazakça

    jüdew

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.