Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe yürek

    Türkçe

    isim, anatomi
     
    1 .    Göğüs boşluğunda, iki akciğerin arasında, vücudun her yanından gelen kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, kalp.  
    2 .  mecaz  Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret.  
    3 .  mecaz  Acıma duygusu:
           "Ona merhume demek bile yürek parçalayıcı bir şeydir."- R. N. Güntekin.  
    4 .    Bazı deyimlerde "hiçbir gizli, art düşüncenin karışmamış olduğu duygu" anlamını verir:
           "Savaş için en doğru kararları Meclisin verebileceğine yürekten inananlar vardı."- T. Buğra.  
    5 .    Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül:
           "Fazıla Hanımın elleri terliyor, yüreği sarsılıyordu."- S. F. Abasıyanık.  
    6 .  halk ağzında  Mide, karın, iç:
           "Ayşe Hanım, kahveciden limon şekeri almış, yürek ferahlatır diye uzatıyor."- S. M. Alus.  
    7 .    İskambil kâğıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı, yürek biçiminde olanı, kupa.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    yüreği ağzına gelmek
    yüreği ağzında
    yüreği bayılmak
    yüreği boğazına tıkanmak
    yüreği burkulmak
    yüreği cız etmek (veya cızlamak)
    yüreği çarpmak
    yüreği daralmak
    yüreği dayanmamak
    yüreği ezilmek
    yüreği ferahlamak (veya hafiflemek)
    yüreği götürmemek
    yüreği göz göz olmak
    yüreği hop etmek (veya hoplamak) (veya oynamak)
    yüreği kabarmak
    yüreği kaldırmamak
    yüreği kalkmak
    yüreği kan ağlamak
    yüreği kanamak
    yüreği kararmak
    yüreği katılmak
    yüreği kaynamak
    yüreğim yanmaz (veya yanmazdı)
    yüreğinden geçmek
    yüreğinden gelmek
    yüreğine (bir şey) çökmek
    yüreğine dert olmak
    yüreğine dokunmak
    yüreğine inmek
    (birinin) yüreğine işlemek (veya yüreğe işlemek)
    yüreğine kar yağmak
    yüreğine kurt düşmek
    yüreğine od (veya ateş) düşmek
    yüreğine oturmak
    yüreğine saplanmak
    yüreğine sinmek
    yüreğine su serpmek
    yüreğini açmak
    yüreğini ateş almak
    yüreğini boşaltmak (veya dökmek)
    yüreğini dağlamak
    yüreğini eritmek (veya sızlatmak)
    yüreğini hoplatmak (oynatmak veya kaldırmak)
    yüreğini kemirmek
    yüreğinin başı sızlamak
    yüreğinin yağı (veya yağları) erimek
    yüreğini pek tutmak
    yüreğini serinletmek
    (birinin) yüreğini tüketmek
    (kendi) yüreğini tüketmek
    yüreği oynamak
    yüreği parçalanmak
    yüreği parça parça olmak
    yüreği parlamak
    yüreği rahatlamak
    yüreği serinlemek
    yüreği sıkılmak
    yüreği sıkışmak (veya tıkanmak)
    yüreği sızlamak
    yüreği soğumak
    yüreği şişmek
    yüreği titremek
    yüreği tükenmek (veya yürek tüketmek)
    yüreği ürpermek
    yüreği yağ bağlamak
    yüreği yanmak
    yüreği yarılmak
    yüreği yerinden oynamak
    yürek burkmak
    yürekler acısı
    (bir kimsede) yürek Selânik
    yürekten çağırmak
    yürek vermek
    yüze vurmak  

    Birleşik Sözler

    yüreği dar
    yüreği delik
    yüreği dolu
    yüreği geniş
    yüreği katı
    yüreği pek
    yüreği temiz
    yüreği yanık
    yüreği yufka
    yürek acısı
    yürek ağrısı
    yürek çarpıntısı
    yürek darlığı
    yürek karası
    yürek yarası  

  • Türkçe

    Biyoloji Terimleri Sözlüğü


    Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde, kaslı bir organ. Kalp.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. anat. Kalp. 2. Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül: “Fazıla Hanımın elleri terliyor, yüreği sarsılıyordu.” -S. F. Abasıyanık. 3. Kupa (I). 4. mec. Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret: Bu iş yürek ister. 5. mec. Acıma duygusu: “Ona merhume demek bile yürek parçalayıcı bir şeydir.” -R. N. Güntekin. 6. hlk. Mide, karın, iç: “Ayşe Hanım, kahveciden limon şekeri almış, yürek ferahlatır diye uzatıyor.” -S. M. Alus.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (biyoloji)

  • Türkçe

    Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü


    Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış veya tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    1. Mide. 2. Cesaret.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Karın, mide, bağırsak. 2. Parmak uçlarında, tırnağın altındaki yumuşak et.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Lop yumurta sarısı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yüreklilik, cesaret.

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    bk. kalp.

  • Türkçe

    Zooloji Terimleri Sözlüğü


    Ritmik kasılmalariyle kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren ve değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde olan içi boş bir kas organı

  • Türkçe yurek

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Karın, mide, bağırsak

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe yürek

    İngilizce

    1. heart. 2. courage, stoutheartedness, guts. 3. pity, compassion. 4. heart, heartstrings, emotions. 5. prov. stomach, belly. ––ten very sincerely, from the heart, from the bottom of one´s heart. ––ler acısı heartbreaking, heart-rending. ––i ağzına gelmek for one´s heart to leap into one´s mouth/miss a beat/skip a beat. ––i atmak 1. for one´s heart to beat. 2. for one´s heart to pound with excitement. ––i bayılmak to be very hungry, be caving in. ––i cız etmek/cızlamak to be suddenly overwhelmed by a flood of pity or compassion. –– çarpıntısı 1. palpitation of the heart. 2. agitation, anxiety. ––i çarpmak 1. for one´s heart to palpitate. 2. for one´s heart to pound with excitement. ––i dar impatient; restive, fidgety. ––i dayanmamak /a/ to be unable to bear, be unable to stand. ––i delik troubled. ––ine dert olmak /ın/ (for something) to be a source of pain and regret for (someone). ––i dolu (someone) whose heart is full of bitterness over an old insult or wrong. ––i ezilmek 1. to be very moved, for one´s heart to be wrenched. 2. to be very hungry, be caving in. ––i ferahlamak to feel relieved, breathe easily, breathe freely. ––i geniş carefree, happy-go-lucky, easygoing. ––i hop etmek/hoplamak for one´s heart to miss a beat, for one´s heart to leap into one´s mouth; (for someone) to get a fright, have a fright. ––ine inmek 1. (for a great sadness) to kill someone, deal someone a mortal blow. 2. to die then and there. 3. (for a sad event) to make someone suffer grievously, hit someone very hard. ––ine işlemek /ın/ to wound or hurt (someone) deeply, cut (someone) to the quick. ––i kabarmak 1. to feel sick at one´s stomach, feel nauseated. 2. for one´s heart to feel heavy; (for someone) to feel a tightness in one´s chest (owing to extreme sadness or suffering). ––i kaldıramamak /ı/ to be unable to stand, be unable to bear (something). ––ini kaldırmak /ın/ to make (one´s) heart miss a beat, give (one) a sudden fright. ––i kalkmak to get excited or agitated, for one´s heart to begin to pound with excitement or agitation. ––i kan ağlamak to be deeply grieved. ––ine kar yağmak /ın/ to feel pangs of jealousy or envy. –– karası 1. regret felt for a crime or misdeed one has committed. 2. crime or misdeed. ––i kararmak to be beset by a feeling of pessimism or hopelessness, lose heart. ––i katı hardhearted. ––i katılmak for one´s heart to feel so tight that one can´t breathe easily (after weeping). –– katılığı hardness of heart, hard-heartedness. ––i kopmak to be stricken with a sudden, very sharp pain. ––ine oturmak /ın/ 1. to plunge (someone) into deep sadness. 2. to affect one deeply, work its way into one. ––i oynamak for one´s heart to miss a beat, for one´s heart to leap into one´s mouth; (for someone) to get a fright, have a fright. ––i parçalanmak/parça parça olmak for one´s heart to be wrenched (upon seeing something sad). ––i pek 1. hardhearted. 2. fearless, stouthearted. ––ini pek tutmak to be brave, keep up one´s courage. ––i rahatlamak to feel relieved, breathe easily, breathe freely. –– Selanik /da/ coward, chicken: Onda yürek Selanik! He´s a chicken!/He´s chicken-livered! ––i serinlemek to feel a bit less sad. ––i sıkılmak to feel depressed or bored. ––i sızlamak to be very moved (by a pathetic sight). ––ine (soğuk) su serpilmek to alleviate (one´s) sadness, anxiety, or depression; to make (one) feel better, lighten or gladden (one´s) heart. ––i şişmek to feel very weary, bored, or depressed (after having endured something for a long time). ––i tükenmek/–– tüketmek to wear oneself out (trying to explain something). –– vermek /a/ to give (someone) courage, embolden. ––i yağ bağlamak to feel very pleased (about), feel as pleased as Punch (about). ––inin yağı erimek to be very sad or upset. ––i yanık 1. (someone) whose heart is heavy with sorrow or anguish. 2. (someone) who´s been smitten by a disaster or calamity. ––i yanmak/––ine od düşmek 1. to be deeply grieved, feel deep grief. 2. to feel very sorry. 3. to be smi

  • İngilizce

    (N.)
    audacity, breast, heart, ticker

  • İngilizce

    heart, ticker kalp; courage, guts cesaret; stomach mide, karın, iç

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe yürek

    Almanca

    Herz n

  • Almanca

    s Herz; r Mut.

  • Almanca

    Herz [das]

  • Almanca

    Herz; Mut

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe yürek

    Fransızca

    cìur [le]

  • Fransızca

    cœur

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe yürek

    Azerice

    ürək

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe yürek

    Flemenkçe

    het hart

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe yürek

    Lehçe

    rdzeń

  • Lehçe

    sedno

  • Lehçe

    serce

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe yürek

    Yunanca

    (η) καρδιά

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe yürek

    Kazakça

    jürek

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.