Türkçe » Türkçe
sıfat
1 . Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri:
"yanm elma, gönül alma."- Atasözü.
"Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan:
"Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı."- O. C. Kaygılı.
3 . mecaz Hastalıklı, sakat, sağlıksız.
4 . isim Bir bütünün yarısı olan miktar:
"Billahi yarım elmanın yarısı sen, yarısı o..."- S. M. Alus.
5 . isim (saat için) On iki otuz.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
yarım elma, gönül almaBirleşik Sözler
yarımadaBudunbilim Terimleri Sözlüğü
Divanü Lügatit-Türk
Güncel Türkçe Sözlük
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Zanaat Terimleri Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. (a) half: ıki yarım bir bütün eder. Two halves make a whole. 2. half of a, half a: yarım elma half of an apple/half an apple. yarım ekmek half a loaf (of bread). yarım kilo half a kilo. 3. half past noon, twelve-thirty. 4. half past midnight, twelve-thirty. 5. incomplete, partial, halfway, unsatisfactory, make-shift: yarım iş job that´s been poorly done. yarım oda poor thing to call a room/unsatisfactory room. 6. physically disabled (person). ––da at half past twelve, at twelve-thirty; at half past noon; at half past midnight. –– ağız/ağızla 1. half-hearted; reluctant. 2. half-heartedly; reluctantly. –– başağrısı migraine affecting one side of the head. –– daire math. half circle, semicircle. –– doğru math. half line, half ray. –– elma, gönül/hatır alma. proverb A very small kindness can be enough to win someone´s favor or affection. –– elmanın yarısı o, yarısı bu. colloq. They´re as like as two peas in a pod. –– hekim candan eder, yarım hoca dinden eder. proverb If you take the advice of half-ignorant people, you´ll suffer for it. –– kalmak to be left half-finished, be left half-done. –– porsiyon 1. half portion. 2. slang small, pint-sized, shrimpy (person). –– saat half an hour, a half hour. –– yamalak poor, sorry, third-rate, two-bit, crummy.
(ADJ.)
half
(N.)
half
(Pref.)
mezzo, semi, hemi
half; unfinished, half-done
Türkçe » Almanca
halb
halb.
halb; halb eins
Türkçe » Fransızca
demi/e, moitié [la]
demi
Türkçe » Japonca
han
Türkçe » Arnavutça
gjysmë
Türkçe » Kazakça
jarım
jartı
şala
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.