Türkçe » Türkçe
isim
1 . Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü:
"Paltosunun yakasını kaldırıp tenha caddeyi tutturdu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Giyeceklerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası.
3 . Kıyı, kenar, taraf:
"Yakada bağım yok ki, çakaldan davam olsun."- Atasözü.
"Sokağın karşı yakasına geçtiler."- M. Ş. Esendal.
4 . Eğik yerey.
5 . Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha.
6 . Semt:
"Hele bir işimizi bitirip karşı yakaya geçelim de onu sonra düşünürüz."- A.Gündüz.
7 . denizcilik Yelkenlerin kenar ve köşeleri.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
yaka bir tarafta, paça bir taraftaBirleşik Sözler
yaka kartıBiyoloji Terimleri Sözlüğü
Divanü Lügatit-Türk
Güncel Türkçe Sözlük
Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Zanaat Terimleri Sözlüğü
Yerleşim Yeri İsimleri
Yerleşim Yeri İsimleri
Yerleşim Yeri İsimleri
Türkçe » İngilizce
1. collar. 2. side (of a stream, body of water, or street). ––sı açılmadık unheard-of (curse, obscenity). ––sına asılmak/yapışmak /ın/ to hound, badger, bedevil, not to leave (someone) in peace. ––dan atmak /ı/ to get rid of, get shut of. ––sını bırakmamak /ın/ not to leave (someone) in peace, to hound, badger, bedevil. –– bir tarafta, paça bir tarafta very disheveled. ––yı ele vermek to get caught, be collared. ––dan geçirmek /ı/ to adopt (a child). –– ısırmak to say “God forbid!” in horror. ––sını kaptırmak /a/ to let oneself get deeply involved with (someone); to let oneself get deeply entangled in (something). ––yı kurtarmak/sıyırmak /dan/ to manage to escape from; to free oneself from. –– paça by main force. –– paça etmek /ı/ to remove (someone) by main force; to throw (someone) out (by main force). –– silkmek /dan/ to get fed up with (someone).
(N.)
collar, collaret, collarette, dickey, dicky, flange, neck
collar; side; bank, shore
Türkçe » Almanca
Kragen m
r Kragen.
(giysi) Kragen [der]; Seite [die]; Ufer [das]
Kragen
Türkçe » Fransızca
col [le], rive [la]
col, rivage, rive
Türkçe » Azerice
yaxa
Türkçe » Lehçe
kołnierz
kołnierzyk
Türkçe » Japonca
gawa, eri
Türkçe » Arnavutça
jakë
Türkçe » Kazakça
jağa
jïek
kenere
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.