Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe vesile

    Türkçe

    İsimler Sözlüğü


    (ara.) ka. 1. neden, sebep. 2. elverişli durum. 3. kavuşma, yaklaşma. 4. rasulullah'ın cennetteki makamı. maide suresi 57. ayette geçmektedir.

  • Türkçe

    isim (vesi:le) Arapça vesile
     
    1 .    Sebep, bahane:
           "Arkadaşlar birer vesile ile dağıldılar ve beni Besim Beyle yalnız bıraktılar."- M. Ş. Esendal.  
    2 .    Elverişli durum, fırsat:
           "Muhasebeci, yerden temennalar, gevrek kahkahalar arasında bir vesile ile, kuru üzümden iki çekilmiş yirmi iki grado sert rakısını methetti."- R. H. Karay.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    vesile aramak
    vesile bulmak
    vesile olmak

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. (vesi:le) 1. Sebep, bahane: “Arkadaşlar birer vesile ile dağıldılar ve beni Besim Beyle yalnız bıraktılar.” -M. Ş. Esendal. 2. Elverişli durum, fırsat: “Biz, ancak her vesile ile bize yapılan yersiz hakaretlere, istihfaf ve tezyiflere layık olmadığımızı söylüyoruz.” -A. H. Çelebi.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    yol, hedefe ulaştıran şey.

  • Türkçe Vesile

    Türkçe

    İsimler Sözlüğü


    (Arapça) - 1. Neden, sebep. 2. Elverişli durum. 3. Kavuşma, yaklaşma. 4. Rasulullah'ın cennetteki makamı. Maide suresi 57. ayette geçmektedir.

  • Türkçe

    Hukuk Terimleri


    Yol, neden, vasıta, araç, bahane, fırsat.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    (Vâsile) Bahane, sebeb. * Fırsat. * Elverişli durum. * Vasıta. Yol. * Pâye, rütbe. * Baba. * Kurbiyet. * Kendisi ile başkasına yaklaşılan şey. * Cennet'te bir menzil adı. (El-Vesiletü menziletün fi-l Cenneti

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe vesile

    İngilizce

    1. means, cause: bu vesileyle thus/as a result of this. 2. opportunity; pretext.

  • İngilizce

    (N.)
    handle, means, peg, purchase

  • İngilizce

    means, cause; opportunity

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe vesile

    Almanca

    Anlaß m

  • Almanca

    r Anlass, e Gelegenheit.

  • Almanca

    Anlaß [der], Gelegenheit [die], Veranlassung [die], Vorwand [der]

  • Almanca

    Anlass, Gelegenheit

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe vesile

    Fransızca

    occasion [la], sujet [le]

  • Fransızca

    prétexte

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe vesile

    Kazakça

    sebep

  • Kazakça

    sıltaw

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.